Stefan Zweig 14 tarihsel olayı baş kahramanlarından gözünden yine o güzel kalemiyle anlatmış. Benim kitabı bitirmem uzun sürdü ama aslında akıcı bir kitap ve sizi olayları araştırmaya yönlendiriyor.
Mu ve Atlantis arasındaki çekişmeler hanlar, vahşiler, çeşitli krallıklar... (Ben not alarak ilerledim)
Kitabı, akışını, kurgusunu genel olarak beğenmekle beraber ben daha çok bana göre eksik yönlerinden biraz bahsetmek istiyorum.
Çok fazla kişi, yer, krallık olduğu için; kişilerin karakterleri, birbirleriyle ilişkileri, doğaüstü güçleri ve bazı nesnelerin özellikleri ya tek cümlede söylenmiş ya da üstünkörü geçilmişti.
Kitabın asıl konusu olan Mu ve Atlantis savaşı biraz aceleye geldi yani kitabın sonu daha iyi olabilirdi.
Savaşçı kadın karakterler olmasını bekledim malesef bu açıdan benim için hayal kırıklığı oldu.
Ayrıca bence kitapta bir harita bulunmalıydı. Çoğu şehrin konumu anlatılsa da ben kafamda canlandıramadım. Bazı şeyleri anlamakta yardımcı olabilirdi diye düşünüyorum.
Yine de zevkli sayılabilecek bir kitap belki daha uzun olsa bu saydıklarımın çoğu çok güzel hikayeye yedirilebilirdi. Yazarın kalemine sağlık. Herkese iyi okumalar.
Kısa, akıcı, duru bir kitap. Toplumun bazı değer yargılarını sorguluyorsaniz okumanızı tavsiye ederim.
...
Daisy Miller şu an günümüzde bile pek kabul görmeyecek güzel, alımlı ve gönlünce hareket eden bir karakter. "Toplum kurallarını" umursamaması ve onlara uymaması nedeniyle kendince "ahlaklı" kişiler tarafından her hareketi yargılanan bir genç kız.
Kimi hareketleri yaşının verdiği cahillikten ve rahat aile yapısından kaynaklı olabilir fakat toplumda kabul gören hareketlerin hepsi gerçekten en doğrusu mu?
Winterbourne, kendini modern insan olarak gören ama geleneksel bakış açısının baskısından kurtulamayan genç adam. Soruyorum sana? Değer mi?
Öncelikle ben kitabı beğendim. Ahmet Haldun hoca kitaplarını beğendiğim bir yazar. Kalın bir kitap ancak sıkıcı değildi. Bir iki küçük tarihsel notun eksik kaldığını düşünüyorum o kadar.
...
Kitap padişahların ve çoğunun adını bile duymadığımız şehzadelerin karakter yapıları ve kişisel becerilerini, aile ilişkilerini, toplumun, askerlerin, ulemanın onlara olan bakışlarını, desteklerini, yer yer yönlendirmelerini olabildiğince ele alıp; taht kavgaları ve ailenin erkek bireylerinin katledilme sebeplerinden bahsetmiştir. Kimisinin içi yanarak bu kararları aldığı görülürken kimisi sadece nefretle ve bazen zalimce bu işi yapmıştır.
Olayların olduğu dönem içinde değerlendirilmesi gerek tabi ki ama kitabı okurken "gerçekten böyle mi olmalıydı", "başka yol bulunamaz mıydı" gibi sorular sürekli aklınızı kurcalıyor.
Tarihteki bazı olaylar da farklı bir açıdan anlatılıyor.
Ayrıca çoğu kişi göz önüne almasa da Osmanlı kadınları (valide sultanalar, hasekiler, cariyeler) da aslında büyük acılar çekiyor ve sadece kadın oldukları için değersiz görülüyorlar.
Osmanlı büyük bir imparatorluk ancak özellikle yükselme döneminden sonra ortalığın ne kadar karıştığı gözler önüne seriliyor. Tarihten dersler almamız gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Yarım kalan kitap...
Savaşın insanda bıraktığı izleri âdeta yaşatırcasına anlatırken bir anda hızlı ve duygusuz geçen zamanlar ve boş bir son. Gerçekten çok güzel bir kitaba yazık olmuş. Hatta sadece kitaba değil onu okuyan bizlere, hepimize yazık.
ClarissaStefan Zweig · Can Yayınları · 201017bin okunma