Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ankara kitabında “Şeyh” lakaplı sarıklılarla ilgili bir konuşmasında şunu geçiriyor;
“Kara terrör, kara terrör… Bizim düşmanımız yalnız Avrupa değil, bunlar da… Bir gün bunlarla da çarpışmak lazım gelecek…”
Bugün yaşadığımız sorunların altında biliyoruz ki “kara terörlerin” zihniyeti yatıyor. Cumhuriyet tarihinin en başından beri verilen mücadele boşa değil.
“Neden bal arıları bu denli kusursuz yapılar inşa ederken yaban arıları düzensiz yuvalar yapar? Kıtlık. Yaban arıları bol bulunan bir malzeme kullanır : çamur. Bal arıları kıt malzeme kullanır: balmumu . Balmumunun dikkatli kullanılması gerekir. Tıpkı dikkatli düzenlenmesi gereken valiz ya da zor günlerdeki para gibi. İnşaatı kötü yapmak balmumunu boşa harcamak anlamına gelir... Yoksullar ve zenginler için de benzer bir durum söz konusudur(...)
Tüm bunların neredeyse bir ekonomik mantısı vardır.Yoksullar daha az boş alana sahiptir çünkü güçleri buna yeter. Yerleştirme alanı zenginler için tıpkı gibi ucuz, ama yoksullar için tıpkı balmumu gibi pahalıdır. Dolayısıyla zenginler yaban arıları gibi, gelişigüzel,savurgan biçimde yerleştirme yapabilir ve boş alan yaratırlar. Yoksullarda bal arıları gibi dikkatlice yerleştirme yaparlar ve boş alan olmaz...” Kıtlık
“Boş alan, kıtlık zihniyetine sahip olmadan düzenleme yapmamızın, bolluk deneyimi yaşarken kaynakları yönetme tarzımızın bir sonucudur. Boş alan kavramı getiri götürü hesabı yapma ya da yapmama ve fiyatlara dikkat etme ya da onları fark edememe eğilimimizi açıklar...
...
Neden sonunda yoksullar daha az , zenginlerse daha fazla boş alana sahip olur ? Kıtlık
“Odaklanma gücü ayni zamanda bir şeyleri dışarıda bırakma gücüdür. Kıtlığın bizi “odakladığını “ söylemek yerine “ tünelleme yapmamıza neden olduğunu da söyleyebiliriz(...).Odaklanma olumludur: Kıtlık, o anda en önemli görünen şeye odaklanmamızı sağla. Tünelleme, değildir : Kıtlık , bizi dar bir görüş alanına hapsederek belki de daha önemli olan diğer şeyleri ihmal etmemize yol açar.”
“Kıtlık denince akla en vahim sonuçlar gelir (...). Kıtlığın olumsuz sonuçları olabileceği gibi faydaları da vardır... Zihni esir alan kıtlık dikkatimizi sahip olduğumuz şeyleri en etkin şekilde kullanmaya odaklar.”
Kıtlığı çok boyutlu düşünelim sadece yoksullar üzerindeki ekonomik kıtlık ve diğer unsurlar gibi değil. Mesela zaman açısından bakalım ;
Zaman sınırı koymak verimliliği arttırır. Etkilidir çünkü kıtlık yaratarak Zihnin odaklanmasını sağlar. Temel kuram : kıtlık zihni esir alır, kontrolümüz dışında gerçekleşir.
Yazar her türlü kıtlığın zihni esir almasının olumlu sonucundan ODAKLANMA KAZANCI olarak bahsetmiş.
“Kıtlık varmış gibi davranmak çok zordur.Kıtlık kazancı tahakkuk eder çünkü kıtlık kendisini bize dayatır, geri kalan her şeye karşı dikkatimizi esir alır ...” Kıtlık