Altı Harfli Bir Tatlı Şermin Yaşar kalemi ile tanışmam ‘’Gelirken Ekmek Al’’ ile başladı. Yazarın dilinden ziyade içimizden noktalara dokunması daha bir cezbetmişti beni. Altı Harfli Bir Tatlı ile tanışmak tanışmak ve karakterlerin özelini dinlemek içselleştirmek ise bu nasip oldu. Hayat bize neler getirir bilinmez ama zaten baştan yazılmış olan bir kaderde geçmişe takılı kalmak ya da kalmamak bizim elimizde. Selime teyze ilk defa sevmeyi sevilmeyi ve ait olmayı Mustafa’dan öğrendi.Onda da tatlı bir çok duyguyu.Erkenden göçüp gidince Mustafası eksik kaldığını düşündü ve ait olmak, sevilmek istedi tekrar. Bu kez pek az sevgi gösterdiği evlatları tarafından.Bulamayınca, çareyi yalnızlıkta buldu.Kaçıp giderse merak edilecek ve değeri anlaşılacaktı aklınca.Meltem ise yıllarca hasret duyduğu şeyi aradı. ANNE. Babasından göremediğini hayatına giren erkeklerde aradı ama aidiyet duygusunu hiçbir zaman bulamadı. Babaannesi ve dedesinin ölümü ile daha çok yüzleşti ve kabullendi bu durumu. Tesadüf mü bilinmez lakin bu iki kadının yollarının kesişmesi aslında ikisini de kendine itiraf edemediği gerçeği gün yüzüne çıkardı. Meltem anne aramıyordu, Selime teyze de evlat aramıyor da elbet. İkisi de sadece geçmişten kurtulmak anlaşılmak ve tekrar sevilmek istiyordu.Selime teyze kavuştu mu bilinmez ama Meltem, Fırat ile yeniden doğdu, çocuk oldu, genç kız oldu, kadın oldu,anne oldu.