Hilâl

O erkek çocuğu ve kendini oyalayacak şeyler bulabildiği için ortamın olumsuz etkilerini bastırıyordu; kotramızın kaptanıyla, tayfalarla arası iyiydi; balığa gidiyordu, yüzüyordu... Bense her şeyi çok iyi hatırlıyorum ve altını çiziyorum. Daima kendime dönük bir bilincim var...
Sayfa 43·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kanaat-ı fakiranemize göre bir tohum doğduğundan gayri toprakta bir neşv ü nemayi tam idrâk edemez...
Sayfa 21·Kitabı okudu
"Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?"
Sayfa 21·Kitabı okudu
Evet, hem bu solgun anadan ayrılmak istemez, hem de ondan korkar.
Sayfa 12·Kitabı okudu
İçi tamamen, etrafında aşılmayan bir duvar ile ayrılmıştı. Yani gönülden gönüle giden ve insan saadetinin hakiki manasını ifade eden bir temasa kavuşmuş değildi. O zamana kadar, içindeki bu aşılmaz duvar içinde varlığı daima bir şey bekler gibi bekler, kendi cinsine ait olmayan hayvanlar arasına düşmüş bir hayvan yavrusu gibi gariplik duyardı.
Sayfa 33·Kitabı okudu