Tek solukla okunabilecek kitaplardan birinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. Kitap özellikle 12 Eylül olayları sonucu düşüncelerinden dolayı yargılananları ve küçük yaşlarda annesi dolayısıyla hapishanede yaşamak zorunda kalan, baba hasreti çeken ÇOCUK MAHKUMun mektuplarını içeriyor.
Çok bilinen bir cezaevinde +100k çocuk mahkum varmış. Sadece ailesinin suçu dolayısıyla kafeste kalan ÇOCUK MAHKUMLAR. Güneşin doğuşunu, batışını, gerçek simiti, tel örgüsüz gökyüzünü görmeyen ÇOCUK MAHKUMLAR. Ne acı, doğduğun yer de yaşadığın yer de kaderinmiş gerçekten. Kitap incecik olsa da üzerinde uzun uzun düşünülmeye hak eden cinsten.