Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atamıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşun diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil
Sevgilim ben şimdi büyük bir kentte
seni düşünmekteyim
Elimde uçuk mavi bir kalem cebimde
iki paket sigara
Hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
Çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz,
öpüştüklerimiz
"Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimizi"
Çiçekler, çiçekler,su verdim bu sabah çiçeklere
O gülün yüzü gülmüyor sensiz
O köklensin diye pencerede suya
koyduğun deve tabanı
Hepten hüzünlü bu günlerde
Gür ve coşkun bir günışığı dadanmış
pencereye
Masada tabaklar neşesiz
Koridor ıssız
Banyoda havlular yanlız
Mutfak dersen - derbeder ve pis
Çiti orada duruyor,ekmek kutusu boş
Vantilatör soluksuz
Halılar tozlu
Giysilerim gardropda ve şurda burda
Memo'nun oyuncak sepeti uykularda
Mavi gece lambası hevessiz
Kapı diyor ki açın beni kapayın beni
Perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
Radyo desen sessiz
Tabure sandalyalardan çekiniyor
Küçük oda karanlık ve ıssız