" 'Eden bulur,' diyor. Bir süre susuyor."
Meydanda bir cümbüş. Ayı oynatan gelmişti. Başında kasketi, kirden ve ütüden parlamış çizgili yeleği, kolları çemirlenmiş yırtık gömleği, eprimiş beyaz yazlık ayakkabısıyla çingene oynatıcı... Defi sol eliyle tutuyor. Koluna değneği sıkıştırmış. Zavallı boz ayı ayakta. Kalınca bir zincir halata bağlı. Alnından, yanaklarından ve burnunun ortasından simsiyah geçirilmiş yine zincir bir halat, ana zincire bağlanmış. Burnunda kocaman bir demir halka, halatın bir halkasına eklenmiş. Defin eşlik ettiği oyun havası çalınca oynuyor. Çevresinde çocuklar, mahalleliler deli gibi gülüyor. Oyun bitince adam: “Hadee bakalım, şimdi de kocakarlar hamamda nasıl bayılırmış...” Ayı ilkin oturuyor, ardından geriye doğru kaykılarak yığılıveriyor.” Seyirciler çılgınca alkışlıyor. “Bir daha...” Ayı toparlanıyor, tekrarlıyor. Herkes gülüyor. Gösteri bitince kasketi çıkarıp para topluyor. Bana gelmeden ayrılıyorum. Ayı aklımdan bir türlü çıkmıyor. Babam, dükkânın önünü suluyor. “N’oldu?” “Yok bi’ şey.” “Oğlum n’oldu?” Kaçış yok. “Ayı oynatan gelmişti...” “Eee?” “Ayıya üzüldüm işte...” “Al şunu,” diyor, bidonu uzatıyor, “içeriden doldur.” Çeşmeden doldurup getiriyorum. “Kalan yeri de sula.”
HİTLER FANTEZİ NO: 2 Kimi kaynaklar Hitler’in Yahudiden fazla Çingene öldürdüğünü söyler. Tabii Çingenelerin medyası yok, anlatamamışlar kimseye. Diyelim ki Hitler, Türk. Alman halkı da Türk. Fark ettiler ki bu, hırsızın kralı. Bunu “Yiyo ama çalışıyo” deyip devletin başına getirdiler ve bu da milleti ikna etti, “Hadi soykırım yapalım” diye. Başlarlar projeye. Önce Yahudilerin, Çingenelerin adresini tespit etmek lazım. Doğru dürüst nüfus kaydı yok. Muhtara gidersin abi, “46. Cadde’de Simon varmış doğru mu?” diye sorarsın. Muhtar kaydı açıp bakar: “O sokağın adı değişmiş, bize bağlı değil. Saltoğlusalt Sokağı olmuş. Terzi İlkokulu mezunu”. Hadee diğer muhtarlığa gidersin, o seni nüfus memurluğuna yollar falan. Bulamazsın adamları. Diyelim ki denk geldi, buldun. Soykırım için ciddi bir organizasyon gerekir. Toplama kampları yapılacak, gaz odaları kurulacak, oralara organize bir şekilde taşıma olacak vs. Bizimkiler kesinlikle organize edemezlerdi işi. Bir şekilde buldun adamları, alıp götürdün toplama kampına. – Beyler buranın etrafında çit olacaktı. – Komutanım, yapacak usta bir aydır ortada yok. – Nasıl? – Parayı malzeme için almış, çekip gitmiş. – Başkasına yaptırsaydınız. – Ödenek yok, seneye ödenek çıkacak. – Kardeşim tel örgüsüz toplama kampı olur mu? – Komutanım konuşuruz, kaçmazlar. – Direkt “Lütfen sabun olur musunuz?” deyin, kendileri sabun olsun o zaman. – ? – Gaz odası nerede? – Boruları bağlayacak plastik kelepçeler varmış bağlantılar için, onnar eksik. Usta, “İki haftaya kadar gelip bağlarız” dedi. – Şaka gibi, peki Führer’e ne diyeceğiz? – Komutanım gün ola, harman ola, buluruz bir şey. – Yakma fırınları ne oldu? – “Alemenyon” bir parça lazımmış, “gomple” değişecekmiş. – Ne zaman olur? – Usta çıkma bi parça arıyor, bulursa “Üç haftaya kalmaz, yaparız”