Farklı inançları eleştirmeyi kendinize hak olarak görüyorsanız, karşı tarafın eleştiri yapması hakkıdır.
Felsefe
"Ruhu rengarenk, niyeti bembeyaz insanlara çıksın yolumuz. Hayat, kalbi temiz olan herkese bir gün hak ettiği o güzel baharı getirir."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
​"Evrende sevginizi ve şefkatinizi kendiniz kadar hak eden başka hiç kimse yoktur. Kendinizi bütünüyle sevebildiğinizde, tüm dünya sizin eviniz olur." — Buda
Hedefi Hak olanın rehberi de Hak olmalıdır; bu hayatta Hz. Muhammed'den (sav) daha güzel bir rehber bulunamaz, zira O’nun Kuran’ın nuruyla güzel ahlak kokan yolu, Ebedî Sevgili’ye çıkan en emin en kestirme yoldur. ___ /Güven Taşdemir
Duygu ve Düşünce
İz bırakanlar, is bırakanlar...
Her ademoğlu dünyadan gelip geçer de, kimi ardında takip edilesi iz(ler) bırakır; hoş bir sedâ, hoş bir eda, dik duruş ve güzel davranış, güzel koku ve renk gibi...kimi de kapkara "is" bırakır, kötü kokan, kazıyınca çıkmayan zift karası... Bu dünyanın en büyük ve yalın hakikati... Dünya dediğimiz bu han, herkesin konup göçtüğü, ama duvarlarında mutlaka kendinden bir parça bıraktığı muazzam bir hafıza mekânıdır. İz bırakanlar, bu kubbede hoş bir sedâ bırakmayı dert edinenlerdir. Onların gidişiyle yeryüzü eksilir belki, ama geride bıraktıkları ışık, yıllar sonra bile yollarını kaybetmiş bedbahtlara pusula olur. Bir tebessümle gönül alanlar, adaletin safında dimdik duranlar, rüzgâra karşı bile eğilmeyenler... Onlar dünyayı güzelleştiren, insanlığın mayasını taze tutanlardır. Göçüp gitseler de kokuları kalır sokaklarda; adları her anıldığında içe çekilen derin bir nefes gibi ferahlık verirler. Bir de "is" bırakanlar vardır... Geçtikleri her yeşili kurutan, bastıkları her toprağı çoraklaştıranlar. Onlar bencilliğin, hasedin ve zulmün zifiri karanlığıyla yürürler. Arkalarında bıraktıkları tek şey, temizlenmesi nesiller süren kirli bir pastır. Hatırlandıklarında sinelere bir ağırlık çöker, yüzler ekşir, ruhlar daralır. Ne acıdır ki, ömür gibi aziz bir sermayeyi, sadece etrafı karartmak için harcayıp gitmişlerdir. Tarih de, gündelik hayat da bu iki zıt kutbun canlı şahitleriyle doludur. Biri baktıkça içimizi ferahlatan ve insanlığa olan inancımızı tazeleyen bir "iz", diğeri ise hafızalardan silinmek istenen kirli bir "is"tir. Gelin, bu iki insan tipini hayatın içinden somut örneklerle karşılaştıralım: İz Bırakanlar (Aydınlatanlar): İnsanlığın ortak mirasına harç koyanlar, ömürlerini bir hakikatin veya faydanın peşinde tüketenlerdir. Onlar, sadece kendi dönemlerini değil,
Hak yolunda göze alınan her fedakârlık, dünyada huzur; ahirette ise vuslat olarak karşılık bulur. Ahir zamanda haksızlığa ve zulme maruz kalanlara, Rabbimizin bu müjdesini hatırlatmak da bize nasip oldu. Allah için çekilen hiçbir çile karşılıksız kalmaz; sabır rahmete, fedakârlık berekete, hicret ise nihayetinde vuslata dönüşür. "Zulme uğradıktan sonra Allah yolunda hicret edenleri, dünyada elbette güzel bir yere yerleştiririz. Ahiret mükafatı ise daha büyüktür; keşke bilseler!" (Nahl, 41) ___ /Güven Taşdemir