Güzel bir atasözümüz vardır: "Nerde hareket, orda bereket..." Bizim dinimiz de, töremiz de tembelliği, miskinliği, boş yere vakit öldürmeyi asla tasvib etmez.
Sevgili Peygamberimiz: "Mümin gayretlidir", "İki günü eşit geçen zarardadır" diye emrederler. İslâm, devamlı olarak "iş" ve "hareket" ister. İslâm, "boş kalmaya" razı olmaz. Nitekim, yüce ve mukaddes kitabımız Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: "Boş kaldın mı hemen yorul!" (El-İnşirah/7). Kesin olarak bilinmelidir ki, tembellik, miskinlik ve uyuşukluk ile müslümanlık bir arada barınamazlar. Bir cemiyette, biri varsa diğeri yoktur.
Yüce dinimize göre, müminler, az veya çok, daima hayırlı bir iş üzeredirler. Aktif olmak İslâm'ın şanındandır. Ancak, İslâm, bu aktivitenin devamlı olmasını, ısrarla istemektedir. Nitekim Sevgili Peygamberimiz şöyle buyururlar: "Allah'ın sevdiği iş, az da olsa devamlı olanıdır." Yine Yüce Peygamberimizin sözlerinden anlıyoruz ki, "Cenab-ı Hak, insanların suretlerine, mallarına değil, yaptığı işlere ve güttüğü niyete" bakar.
- Şüphe ve iman kitabından