Yani ilkönce baba çocuğun korkmasını ister. Sonra çocuk okulda öğretmeninden korkar, kilisede sevgili Tanrı'sından korkar, askerde üstünden, iş yerinde amirinden korkar, polisten korkar, hayattan korkar, ölümden korkar. Sonunda bir millet korkuyla o kadar köleleştirilir, o kadar sakatlanır ki, korku içinde hizmet edebileceği bir hükümeti başa getirir. Bu da yetmez, korku içinde yaşamaya meraklı olmayan milletlere tahammül edemediğinden onları da korkutmaya girişir. Önce Tanrı'yı bir tür diktatör haline getirdiler ama artık ona da ihtiyaçları kalmadı, çünkü şimdi daha büyük bir diktatörleri var.