Spoiler İçerir!
Raskolnikov'un dergide yayınlanmış olan yazısında ona göre insanlar sıradan ve olağanüstü olmak üzere ikiye ayrılır. Sıradan insanlar gündelik işlerini yapan, yasalara uyan ve herhangi bir olayda gerekli cesareti gösteremeyen kişilerdir. Olağanüstü insanların ise hedefleri doğrultusunda bazı engelleri aşmak için kendinde bir hak bulabileceği yani bir suç işleme girişimine girebileceğini belirtir. Örneğin Newton'un buluşlarının açığa çıkmasına engel olan yüzlerce sıradan kişinin canının feda edilmesinde Newton'un bunda hakkı olduğunu hatta bunun bir zorunluluk olduğunu dile getirir. Ama bunda Newton'un önüne geleni asıp kesmeye hakkı olduğu sonucu çıkarılmaz. Newton gibi eski yasaları kaldırıp yeni yasa koyucularının, yalnızca yeni yasalar koydukları, böylece toplumun kutsal saydığı babadan kalma eski yasaları çiğnedikleri için ayrımsız hepsi birer suçluydular. Yani toplumda biraz sivrilen kişinin doğası gereği mecburen bir suçlu olması gerektiğini belirtir Raskolnikov. Ve kendisinin de bir olağanüstü insan olduğunu kanıtlamak için bir cinayet işler karakterimiz. Ancak hesaba katmadığı bir şey vardır: yakalanmamak için, öldürdüğü kişinin kız kardeşini öldürmek zorunda kalır ve bu kişi hesaplarda hiç yoktur. Raskolnikov bir süre sonra olaylar kendi aleyhine döndükçe suçunu itiraf eder. Şu bir gerçektir ki Raskolnikov'un suçunu itiraf etmesinin sebebi vicdan azabıdır. Ancak nasıl bir vicdan azabı? Raskolnikov hesapta olmayan bir kişiyi öldürdüğü için mi vicdan azabı çekmektedir yoksa cinayetleri işledikten sonra kendisinin olağanüstü insan olmadığını anladığı için mi vicdan azabı duymaktadır? Benim fikrimce Raskolnikov bir olağanüstü insan değildir çünkü kendisinin saydığı olağanüstü insan sıfatlarında merhamet duygusunun olmadığını, hedefleri