Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip, işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bitek Zübük'te birleştiğini görünce ona kızıyoruz.
Bu zübükler her yerde var, biz zübükler nerde varsak, onlar da orda...
Şehirlerin kaloriferli, pırıl pırıl fayans döşeli helalarını kullanıp da evinde helası bile olmayan insanlara, "Halk bilir, halk anlar!.." diye yaptığımız halk dalkavukluğumuza, içine düştüğümüz aptallığa bak... Halkı daha çok soymak için bizi de kandırmışlar, halk dalkavukluğunu "halkçılık" sanmışız.