Hz. Muhammed 630 yılında Mekke'yi fethettiğinde ilk olarak Kâbe'ye gider ve Kâbe'nin içindeki bütün putların kırılmasını emreder. Fakat bir resmin aynen bırakılmasını söyler. Bu resim kucağında Hz. Îsâ bulunan Hz. Meryem figürüdür. Bu hadise, hıristiyan ibadet yerlerinin koruma altına alınması için önemli bir referans olmuş ve Hz. Ömer'in Kudüs'e girdiği gün de uygulanmıştır.
Evvelimiz, sidik yolundan gelme bir damla murdar su değil mi? Hani, o murdar su donuna bulaşsa, onunla namaz bile kılamazsın. Sonun ise, leş olmak değil mi? Ölümünden iki gün sonra, en sevdiklerin bile kokundan yanına gelemezler. Şu halde bu iki ciyfe arasında bu böbürlenmek, kibirlenmek, bu öfke neye gerektir?