Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi
Puan vermedi·10255 syf.··
2026 71. kitabı
·
1272 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:00
05.02.2023 “Allah’ın Resulünde sizin için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab, 21). Her şeyi hadis diye duymaktan, bir yerlerde okumaktan hiç hoşlanmıyorum. Açıkçası Kur'an'ı Kerim dışında okuduğum her şey biraz huzurumu kaçırıyor. Ama bir şeylere tutunmak gerektiğini de biliyorum bir yandan. Güvenilir birilerine,bir şeylere güvenmek şöyle bir şey, kredi 100den başlıyor, inşallah düşmez diye diye devam ediyorsun. İşte. Ben bir hadis külliyatı seçtim kendime bu düşünce ile. İnşallah yanılmamışımdır. Bu fikirle Kütüb-i Sitte'nin birinci cildini bitirdim. Kütübü sitte altı meşhur kitabın teşkil ettiği bir grup kitabı ifade ediyor. Şu an hissettiğim başlangıçta hissettiğimden daha iyi diyemem. Kafam çok dolu hiç diyemem ama karışıktı tam karıştı diyeceğim. Oturup düşündüm, acaba gerçekten her şeyi bilmek istiyor muyum diye. Bu ilk ciltte sadece hadis nasıl görülmeli, nasıl kabul edilir'i anlatıyor. Sonrasına kadar aklım yetecek mi bilmiyorum. Kesinlikle aydınlanma yaşadığım çok yer okudum. Belki şansım hiç bir şey bilmiyor oluşum. Bu tip kitapları alt yapısı olan insanlar okuduğu zaman belki de benim kadar yorulmuyorlardır ya da tam aksine. Bilemiyorum. Yani şuna kesin kanaat ettim: Bu Okyanus yeter herkese. Bu çeşme hiç kesilmez. İsteyen istediği tadı almış. Bütün bütün reddetmeme şartı ile hepsi de kendince haklı âlimlerin. Tefsir hadis akaid fıkıh siyer ne okursam okuyayım başka bir pencere açılıyor. Keşke her şeyi kafama doldursam dediğimde tek bir şey yüzünden kendimi reddediyorum. Bildiklerim çoğaldıkça, bildiğimle amel etmemem de artıyorsa iyi mi yapmış olurum? Allah yardımcımız olsun. “ Resulüm size her ne getirdi ise onu alın, her ne yasakladı ise onu terkedin.” (Haşr, 7) İhtiyaç duyulan her hususta mutlaka Kur'an ve hadisten benim nezdimde delil vardır. (İmam
Edebiyat
Hadis Ansiklopedisi Kütüb-i Sitteİbrahim Canan · Akçağ Yayınları · 2021402 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 41. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:52
Oldukça etkileyici bir kitap. Okurken bu yaşanılan şeylerin gerçek olduğunu bilmek şok edici. Bosna savaşında yapılan soykırım ve Müslüman Türk kadınlarının gördüğü tecavüzler akıl almaz şekilde anlatılmış. İlk defa bir millete karşı nefret duydum. Amir ve Amina iki karakteri de sevdim. İkisi de kendi penceresinden hayata baktıklarında haklı. Bir soykırımın izi hiç geçmiyor anlaşılan.
Ben AmirSinan Akyüz · Alfa Yayıncılık · 20231,823 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Galip Geldik Muzaffer Olacağız
Puan vermedi·208 syf.··
2026 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 18:46
Türkçülük akımının önde gelen temsilcilerinden ve Türk Tarih Kurumunun kurucularından Yusuf Akçura'nın 1919-1925 yılları arasında verdiği konferanslardan seçilen konuşmaların bir araya getirildiği bu derleme, Osmanlı Devleti'nin çöküşünün siyasi, iktisadi ve toplumsal nedenlerini ele alırken, aynı zamanda Türk Devrimi'nin yarım kalmış programına dair dikkat çekici değerlendirmeler sunmakta. Ve emperyalist güçlerle kurulacak iş birliklerinin doğurabileceği sonuçlara dikkat çekmesi bakımından, bugün yaşanan birçok gelişmeyle ilişkilendirilebilecek çarpıcı tespitler içeriyor. Yusuf Akçura adeta 100 yıl önceden bugüne sesleniyor. Derlemenin tamamı dikkat çekici tespitler ve öneriler içermekle birlikte, özellikle altını çizmek istediğim bazı kısımlar var. Yusuf Akçura milliyetçiliği "Demokratik Milliyetçilik" ve "Emperyalist Milliyetçilik" olmak üzere iki farklı kola ayırmaktadır. Akçura'ya göre gerçek milliyetçilik, kendi milleti için talep ettiği hak ve özgürlükleri diğer milletler için de tanımalı; başka devletlerin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü tehdit eden saldırgan bir politika benimsememelidir. Güç kullanımı ancak meşru müdafaa zorunluluğu doğduğunda haklı görülebilir. Gerçek bir milliyetçi, aynı zamanda bir devrimcidir. Günümüzde ise milliyetçilik ile devrimcilik çoğu zaman birbirine zıt kavramlar olarak algılanmaktadır. Hatta kendisini milliyetçi olarak tanımlayan birçok kişi, "devrim" kavramını doğrudan terör veya yıkıcılıkla özdeşleştirmektedir. Oysa Akçura'ya göre Türk milleti ve devleti sürekli bir gelişim ve devinim içinde olmalıdır. Bu dönüşüm millî bir iradenin öncülüğünde gerçekleşmediği, milliyetçiler bu sürecin öncüsü olamadığı takdirde ortaya çıkan boşluk, emperyalist güçlerin etkisiyle şekillenen bir karşı devrim sürecine zemin hazırlayacaktır.
1000Kitap
Türk Devriminin ProgramıYusuf Akçura · Kaynak Yayınları · 201784 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:45
Selamlar, Bugün, okudukça kalbime dokunan, vicdanımı sızlatan ve beni uzun uzun düşündüren bir kitapla geldim. Başlığından konusu açıkça anlaşılsa da, içeriğiyle beni kendine çeken bu eser hakkında birkaç şey paylaşmak istiyorum. Kudüs. Gazze. Filistin… Bu isimleri duyunca hepimizin zihninde benzer görüntüler canlanmıyor mu? Masum siviller, yıkılan hastaneler, okullar, acılar… Öte yandan Türkiye’de yıllardır sıkça duyduğumuz bir söylem de var: “Araplar bizi sattı, onlar da topraklarını sattılar,bunlar hakkedildi..” Peki gerçek hangisi? Tarih tektir. Yaşananlar tektir. Gerçek de tektir. Okuyan, araştıran ve sorgulayan biri için Filistin’in tarihi, Osmanlı ile olan ilişkileri ve kendi topraklarını koruma mücadelesi bugünkü ile aynıdır. Peki bu kitap bize ne anlatıyor? Yazar şu ifadeyi kullanıyor: “Gazze düşerse Filistin düşer. Filistin düşerse bütün İslam dünyası düşer. Arz-ı Mev’ud’un Türkiye’nin güney sınırlarını da içerdiğini belirtelim.” Kitap ayrıca bu mücadelenin farklı aktörlerine de değiniyor. Hamas’ın kuruluş sürecinden, Ebu Ubeyde gibi isimlere kadar birçok konuya yer veriliyor. En çok dikkatimi çeken isimlerden biri ise, soykırım sonrasında doktorluğu bırakıp karikatürleriyle yaşananları dünyaya anlatmaya çalışan Alaa Allagta oldu. X hesabındaki biyografisinde şu ifadeler yer alıyor: “Tıp ile çizgi arasında. Vatanımızdaki yara, bedenimizdeki yaradan daha büyüktür. Bu yüzden küçük yarayı bırakıp büyük yarayla ilgilenmek gerekli oldu.” Hâlâ aktif olarak üretmeye devam eden bu sanatçıyı takip etmenizi tavsiye ederim.
KudüsMustafa Özel · Muhit Kitap · 20255 okunma
9/10
·560 syf.··
2026 20. kitabı
Zora Sarıldık 2 - Sultan Sarıgöz #okudumbitti #kitapyorumu Öncelikle eline sağlık yazarım, serinin ikinci kitabını iple çekiyordum. Halide ve Ali ile tekrar kavuşmak bana çok iyi geldi. Kitabı sindire sindire, yavaş yavaş okudum. Onların masum aşkı, senin o güzel yazımın ve hikayenin akıcılığı beni yuvamda hissettirdi. -İlk kitabı okumadıysanız spoiler içerir- İlk kitabın sonunda Ali'nin esir düştüğünü biliyorduk. Halide'nin onu beklerken çektiği acı beni mahvetti, üstelik Ali'nin çirkinim korkusuyla Halide'den kendini sakınması da beni çok üzdü. Onlar çok masum, gerçekten güzel seven bir çift. Ali'nin sakladığı sırla Halide'nin ona tavır almasında Halide'yi haklı buldum, bir süre ben de affedemedim Ali'yi. Ama insan Ali'ye kıyamıyor, hemen affettiriyor kendini. Yan karakterlerin de güzel işlendiği bu kitapta Özgür sinirimi çok bozdu. Ondan böyle bir şeyi hiç beklemezdim. Halide'nin ona karşı bir tavır almasını çok isterdim, zira ben direkt arkadaşlığımı bitirirdim. Bu konularda anlayışlı davranamıyorum malesef. Alphan, Fırat, Suna ve Selim... Aralarındaki diyaloglar harikaydı. Zaman zaman ağladığım zaman zaman güldüğüm bir kitap oldu. Ancak bir kısımda kendimi çok olaysız kalmış hissettim. Olaylar hızlı ilerliyor ancak dolu dolu birkaç olay daha okumak isterdim. Yani bir sorun olmalıydı kitapta, biz de o sorunu çözmeliydik. Son bölümlerde ortaya çıkan Yıldırım sorununun daha erkene alınması gerekiyordu bence. Kitabın sonu... Yine merakta kaldık. Ali'yi zor bir süreç bekleyecek gibi duruyor. O kısımları nefesimi tutarak okudum. Umarım 3. Kitap hemen gelir. Okurun bol olsun yazarım!
Zora Sarıldık 2Sultan Sarıgöz · Pukka Yayınları · 202619 okunma
9/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Bu kitabı okumak için empati duygunuzun muazzam derecede gelişmesi gerektiğini düşünüyorum. Her karakterin hem haklı hem haksız olduğu bir sürü konu var. Okurken hem çok keyif aldım hem çok üzüldüm. Bence herkesin okuması gereken bir kitap
MilasCemal Latifoğlu · Athica Yayınları · 2025127 okunma