Zıbık Dediğin Böyle olur: "Bir avrat, cariyesini (halayık) çıkrıkçıya zıbık yaptırmaya göndermiş. Zıbıkçı, bu halayığı geri göndermiş ve kendisine demiş ki: 'Git, kadınına danış. Zıbığı, Arap mı, Acem mi Türk mü yoksa Tatar tarzında mı yapayım? Cariye dönüp bu haberi verince evin hanımı, ‘Bire var ustaya sor hele, Acem, Türk, Tatar işi nasıl olur?' Halayık yine gelmiş, soruyu sormuş. Zıbıkçı cevap vermiş: 'Arap’ınki ince ve uzun, Aceminki kısa ama yoğun, Türk'ünkinin başı yoğun dibi ince, Tatar'ınkinin başı küçük dibi yoğun olur.' (Kaynak: Rıza Zelyut-Osmanlı’da Oğlancılık-S.122)