Altı kadın aynı anda yanılmış olamaz
Yüzü güleç, sözü tatlı, sakalları uzun ve beyaz, bıyıkları burma idi. Altı karı, yirmi bir çocuk (yedi erkek, on dört kız),kırk kadar uşak, halayık ve cariyesi vardı.
Sayfa 75
Yunus Emre
Müslümanlar zamane yatlu oldu Helal yenmez haram kıymetli oldu Okuyan Kur'an'a kulak tutulmaz Şeytanlar semirdi kuvvetli oldu Haram ile hamir tuttu cihanı Fesat işler eden hürmetli oldu Kime kim Tanrı'dan haber verirsen Kakır başın salar hüccetli oldu Şagird üstad ile arbede kılar Oğul ata ile izzetli oldu Fakirler miskinlikten çekti elin Gönüller yıkıben heybetli oldu Peygamber yerine geçen hocalar Bu halkın başına zahmetli oldu Dutulmaz oldu Peygamber hadisi Halayık cümle Hak'tan utlu oldu Yunus gel aşıksan tövbe eyle Nasuh'a tövbe ucu kutlu oldu.
Sayfa 32 - Ötüken Neşriyat 1. Basım İstanbul-2023
Reklam
Düriye Hanım, kadınlık kıskançlığı gibi analık kıskançlığını da Zühre'nin başında pişiriyor, onu has halayık tutarak sağa sola koşturuyor, karşısında öldüresiye divan durduruyordu. Zühre tınmıyordu hiç. Gönlünde dertle hicran, aşkla ateş mayalanadursun, zafer âvâzesi her şeyin tepesinde dalga vuruyordu. Düriye Hanım'a içinden derdi ki: "Elinden geleni ardına koyma, Sinan'ı benden alamazsın. İşte on sene oldu, uyur uyanık tek bir soluğum yok ki Sinan'la yanak yanağa, ruh rûha yaşamamış olayım. Kuru kalıbı senin yanında durur, seninle yatar kalkar; ama asıl kendisi benim canımın içinde gömülü kaldı. Eyvah ben günah işledim: Sevdiğimi orta yerinden biçtim, koparabildiğim tarafını çektim, aldım. Rûhunu zaptettim onun, kendi rûhuma perçinledim, kâinatın tılsımı geri sökemez. Kıskanma nâfile, aydaş karı; duâ et, senin de, benim de, onun da Hak yardımcımız olsun. Şimdi de can parçası Nûri'm senin gözüne dikendir. Evet, onu ben doğurdum. Dedim ya sana... Sarı Sipâhîler ikiye biçildi. Namları unvanları, debdebe sâmanları Şâhinkonak'ta kaldı. Pekyürek, güçlü bilek, aydın kafa, güzel yüz, bunlar cevizlik bahçelerine göçtü. Ben benimki ile kanaatteyim. Gel sen de huysuzlanma, nasîbine katlan."
Sayfa 180·Kitabı okudu
“Daima her gün, her yerde bu nakarat! Her fırsatta kendisiyle eğlenilebilen ve bir ahretlik, hatta bir halayık gibi daima bir hizmet beklenen fakat bir ziyafette, bir eğlencede en son hatıra gelen Pervin Abla! Sonra Pervin Abla’nın bir kalbi olsun! Bu, pek gülünç bir şey olmaz mı? Ona daima başkaları dertlerini açarlar, fakat onun derdini kimse dinlemez. O daima etrafına iyilik, hizmet etmeye mecburdur. Fakat onun küçücük bir arzusunu düşünmek hatıra bile gelmez! Pervin Abla! Sırf şaka diye ortaya atılan bu ablalık sıfatını derhal hepiniz, herkes beğendi ve bu yamayı hayatıma bir damga gibi vurdunuz.”
Sayfa 189 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1.baskı, 2026.·Kitabı okudu
Müslümanlar zamane yatlı oldu, Helal yenmez, haram kıymetli oldu. Haram ile hamir tuttu cihanı, Fesat işler eden hürmetli oldu. Peygamber yerine geçen hocalar, Bu halkın başına zahmetli oldu. Tutulmaz oldu peygamber hadisi, Halayık cümle Haktan utlu oldu." Yunus Emre
Sayfa 79·Kitabı okudu
Alıntı
Yine gerekli bir sözüm var sana Söyleyeyim onu, kulak ver bana O söz şudur: kibrini başından atıp Tevazunu sıkı tut, sarıl ona Kibir bütün dillerde yerilen bir tavırdır Tavırların en iyisi alçak gönüllülüktür O er ki büyüklendi, ben ben dedi Onu ne halayık ne Halik sever Dünya malını kazananların tümü Yiyemeden gitti, gör hallerini Dişisi kalıp baska bir erkekle Onunla yatıp verir bedenini Tekebbür libasını giyip çok salınma Halk içinde dilini sürçme, göğsünü kabartma Müminliğin nişanı tevazudur Eğer müminsen tevazu göster Tevazu göstereni yüceltir Tanrı Kibirleneni indirir aşağı Büyüklenme sakın, büyük olan bir Tanrı Büyüklük benimdir, siz üzerinize almayın dedi
Reklam
Reklam