Yüzü güleç, sözü tatlı, sakalları uzun ve beyaz, bıyıkları burma idi. Altı karı, yirmi bir çocuk (yedi erkek, on dört kız),kırk kadar uşak, halayık ve cariyesi vardı.
Müslümanlar zamane yatlu oldu
Helal yenmez haram kıymetli oldu
Okuyan Kur'an'a kulak tutulmaz
Şeytanlar semirdi kuvvetli oldu
Haram ile hamir tuttu cihanı
Fesat işler eden hürmetli oldu
Kime kim Tanrı'dan haber verirsen
Kakır başın salar hüccetli oldu
Şagird üstad ile arbede kılar
Oğul ata ile izzetli oldu
Fakirler miskinlikten çekti elin
Gönüller yıkıben heybetli oldu
Peygamber yerine geçen hocalarBu halkın başına zahmetli olduDutulmaz oldu Peygamber hadisiHalayık cümle Hak'tan utlu oldu
Yunus gel aşıksan tövbe eyle
Nasuh'a tövbe ucu kutlu oldu.
Düriye Hanım, kadınlık kıskançlığı gibi analık kıskançlığını da Zühre'nin başında pişiriyor, onu has halayık tutarak sağa sola koşturuyor, karşısında öldüresiye divan durduruyordu. Zühre tınmıyordu hiç. Gönlünde dertle hicran, aşkla ateş mayalanadursun, zafer âvâzesi her şeyin tepesinde dalga vuruyordu. Düriye Hanım'a içinden derdi ki:"Elinden geleni ardına koyma, Sinan'ı benden alamazsın. İşte on sene oldu, uyur uyanık tek bir soluğum yok ki Sinan'la yanak yanağa, ruh rûha yaşamamış olayım. Kuru kalıbı senin yanında durur, seninle yatar kalkar; ama asıl kendisi benim canımın içinde gömülü kaldı. Eyvah ben günah işledim: Sevdiğimi orta yerinden biçtim, koparabildiğim tarafını çektim, aldım. Rûhunu zaptettim onun, kendi rûhuma perçinledim, kâinatın tılsımı geri sökemez. Kıskanma nâfile, aydaş karı; duâ et, senin de, benim de, onun da Hak yardımcımız olsun. Şimdi de can parçası Nûri'm senin gözüne dikendir. Evet, onu ben doğurdum. Dedim ya sana... Sarı Sipâhîler ikiye biçildi. Namları unvanları, debdebe sâmanları Şâhinkonak'ta kaldı. Pekyürek, güçlü bilek, aydın kafa, güzel yüz, bunlar cevizlik bahçelerine göçtü. Ben benimki ile kanaatteyim. Gel sen de huysuzlanma, nasîbine katlan."
“Daima her gün, her yerde bu nakarat! Her fırsatta kendisiyle eğlenilebilen ve bir ahretlik, hatta bir halayık gibi daima bir hizmet beklenen fakat bir ziyafette, bir eğlencede en son hatıra gelen Pervin Abla! Sonra Pervin Abla’nın bir kalbi olsun! Bu, pek gülünç bir şey olmaz mı? Ona daima başkaları dertlerini açarlar, fakat onun derdini kimse dinlemez. O daima etrafına iyilik, hizmet etmeye mecburdur. Fakat onun küçücük bir arzusunu düşünmek hatıra bile gelmez! Pervin Abla! Sırf şaka diye ortaya atılan bu ablalık sıfatını derhal hepiniz, herkes beğendi ve bu yamayı hayatıma bir damga gibi vurdunuz.”
Sayfa 189 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1.baskı, 2026.·Kitabı okudu
Müslümanlar zamane yatlı oldu,
Helal yenmez, haram kıymetli oldu.
Haram ile hamir tuttu cihanı,
Fesat işler eden hürmetli oldu.
Peygamber yerine geçen hocalar,
Bu halkın başına zahmetli oldu.
Tutulmaz oldu peygamber hadisi,
Halayık cümle Haktan utlu oldu."
Yunus Emre
Yine gerekli bir sözüm var sana
Söyleyeyim onu, kulak ver bana
O söz şudur: kibrini başından atıp Tevazunu sıkı tut, sarıl ona
Kibir bütün dillerde yerilen bir tavırdır Tavırların en iyisi alçak gönüllülüktür O er ki büyüklendi, ben ben dedi
Onu ne halayık ne Halik sever
Dünya malını kazananların tümü Yiyemeden gitti, gör hallerini
Dişisi kalıp baska bir erkekle
Onunla yatıp verir bedenini
Tekebbür libasını giyip çok salınma Halk içinde dilini sürçme, göğsünü kabartma
Müminliğin nişanı tevazudur
Eğer müminsen tevazu göster
Tevazu göstereni yüceltir Tanrı Kibirleneni indirir aşağı
Büyüklenme sakın, büyük olan bir Tanrı
Büyüklük benimdir, siz üzerinize almayın dedi