42: “Bir yaratıcı değil, anlam arıyordum. Parçayı değiştirecek bütünden ziyade, bütüne mânâ katacak minik bir parça.”
100: “Kimsenin birbirine değecek cesareti gösteremediği bu hercümercin ortasında herkes anca kendine yetecek kadar yalnızdı.”
146: “Özlenmeye hak kazanacak denli mutlu etmiş bir lütuftan geriye kalana, sızı bile olsa, teselli diye bakardım.”
155: “Görmeye karar vermedikçe, kimsenin neye benzediğini bilmemiz mümkün değil. Yakından baktığımızda bile.”