İşte bu küçük kız, bu yaşlı mütevazı mahlukla karşılaşıncaya kadar bu garip dünyada kendini yapayalnız hissetmişti. O zamana kadar tabi olduğu hisler, hatta zevkler bile hariciydi. İçi tamamen, etrafında aşılmayan bir duvarla ayrılmıştı. Yani gönülden gönüle giden ve insan saadetinin hakiki manasını ifade eden bir temasa kavuşmuş değildi.
İşgal edilen topraklarda yükselen feryatlar, koca bir imparatorluğun enkazından Anadolu’ya taşınan o kutsal istiklal meşalesi ve hem vatanı hem de imkansız bir aşkı savunurken giyilen o en ağır "Ateşten Gömlek"... Edebiyatımızın dev kalemi Halide Edib Adıvar’ın bizzat savaş meydanlarında, siperlerde kaleme aldığı ölümsüz eseri "Ateşten Gömlek"i okumak; sadece bir cephe romanını okumak değil, bu toprakların ne denli büyük fedakarlıklar ve sarsıcı trajedilerle vatan kılındığını iliklerine kadar hissetmek demek. Milli ruhu ve edebi dehasıyla sarsacak bu zamansız Türk klasiğini kesinlikle tavsiye ederim.
Türk edebiyatının ve Milli Mücadele döneminin sarsılmaz, cesur ve öncü kadın kalemi Halide Edib Adıvar’ın 1922 yılında, yani henüz savaşın dumanları tüterken kaleme aldığı "Ateşten Gömlek", sadece askeri bir roman ya da tarihi bir vesika değil; bir milletin küllerinden yeniden doğuşunu, cephe arkasındaki insan trajedilerini ve vatan aşkı ile şahsi sevdaların çelişkisini anlatan sarsıcı bir epik başyapıttır. Roman; İzmir’in işgali sırasında kocası ve oğlu Yunan askerleri tarafından şehit edilen, kalbi intikam ve vatan sevdasıyla tutuşan Ayşe’nin, İstanbul’a kaçışı ve ardından hariciye memuru Peyami ile Binbaşı İhsan’la birlikte Anadolu’daki Milli Mücadele’ye katılışını odağına alır. Adıvar; bizzat cephede bulunmuş, onbaşı ve çavuş rütbeleriyle savaşa tanıklık etmiş bir yazar olarak, Sakarya Savaşı’nın, Ankara’nın o çileli günlerinin ve cephedeki askerin ruh halini cerrah titizliğiyle işler. Romanın merkezindeki "Ayşe" karakteri, sadece acılı bir kadın değil, Anadolu’nun iffetini ve direnişini simgeleyen allegorik bir figürdür; İhsan ve Peyami’nin ona duyduğu aşk ise memleket sevdasıyla birleşerek adeta bir "ateşten gömleğe" dönüşür. Yazarın o coşkulu, destansı, realist ve her satırında vatanseverlik ateşini hissettiren akıcı dili; bu eseri Kurtuluş Savaşı’nı doğrudan cepheden anlatan ilk ve en önemli edebi anıt haline getirmiştir.
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,2bin okunma
Anadolu içlerine doğru ilerlerken arkamızda yanan bir dünya, önümüzde ise ne zaman ve nasıl biteceğini bilmediğimiz bir cehennem vardı. Fakat o cehennemin ortasında parıldayan bir şey vardı ki, o da milletin sarsılmaz imanı ve istiklal aşkıydı."