@canyayinlari ndan #halideedipadivar kitabı olan #yolpalascinayeti uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Gerek sırada bekleyen çok kitabım olduğundan, gerekse biraz okumaktan çekindiğimden ertelemiştim. Ağır oluşu, eski kelimeler için son sayfalarına sözlük hazırlanışı sıkılacağımın sinyallerini vermişti bana. Ah ne kadar yanılmışım. Kitaba başladığımda çoook eskiden, okuma alışkanlığı kazandığım sıralarda babamın eski kitaplarını okuduğum zamanlara gittiğimi hissettim. Bu yüzden olsa gerek hiç sıkılmadan, zorlanmadan, sözlüğe ihtiyaç duymadan, özlemle okudum. İnsanların birbirlerini sadece kanla gelen soyluluklarıyla değil, sonradan oluşan zenginlikleriylede sınıflara ayrıldığı zamanlardan gelen, tek nefeslik ömrü olan kısa bir kitap. (sanki şimdi o sınıflandırma yokmuş gibi. neyse...) Benim için dokunaklı bir hikayeydi Akkız'ın hikayesi. 66 sayfaya sığdırılan sonu cinayetle biten, iç burkan, küçük bir hayat...
Keyifli okumalarınız daim olsun...
Yolpalas CinayetiHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20173,048 okunma
“Kafamı nereye çevirsem yalnızlığımla yüz yüze geliyordum. Sık ve kara ağaçlarla dolu bir yalnızlık ormanı.”
Tarık Tufan kalemi ile uzun süredir tanışmayı çok istiyordum. Sonunda en çok merak ettiğim kitabı ve o muhteşem kalemi ile tanışmış oldum. Ve çok da memnun oldum.
İncelemeye başlarken girişte yazdığım kitaptan alıntıladığım cümleler, kitabın hakim olduğu konunun tam olarak özeti aslında: “Yalnızlık”
“Yalnızlık” temasının bu kadar güzel işlendiği, içime işlediği çok az kitap okumuşumdur. Bu duyguyu öyle bir ele almış ki okurken ruhunuzla iliklerinize kadar hissediyorsunuz hem de en derinden.
İki ana karakterimiz var, iki ayrı hikayemiz.
Birisi yalnızlığı ile Uğursuz Konağa hapsolmuş Halide. Diğeri ise Osmanlı zindanlarında ölümünü bekleyen aşkını içinde yaşayan ve umutla kurtulmayı bekleyen Derviş Ali. İkisinin hikayesi nasıl kesişecek acaba?
Böyle kesişmeli hikayelerin yer aldığı romanları çok sevdiğimi fark ettim bir kez daha. Acaba nerde bağ kuracak, kader nasıl denk getirecek ya da nerde ortak yola çıkacak bu bende çok merak uyandırıyor.
Hikayenin Halide’nin ağzından anlatıldığı çoğu kısımlarda gözlerim dolarak ve onun o çaresizliğini, çocukluğumda yaşamış olduğu travmaların üzerinde bırakmış olduğu kötü etkileri derinden hissederek, yaşayarak okudum.
Yıllardır konaktan uzakta yaşayan Halide’nin kardeşleri Cihangir, Zeliha ve Nihal son bir kez konakta bir araya geliyor. Ve o gece kilitli kapılar ardında kalan sırlar ortaya çıkıyor. Kardeşler o gece yüzleşiyor.
Derviş Ali’nin kurtulmak için tek umudu olan kişi de Ressam Zonaro. Bu arada gerçek hayatta Zonaro karakteri olan biri. Yazar yıllar önce bu ressamın bir sergisine katılmış ve Dervişler tablosundan çok etkilenmiş. Ve kitabında da yer vermiş olduğunu, izler taşıdığını görmüş oluyoruz.
Ben çok
Halide Edip Adıvar’ın Ateşten Gömlek romanı, Kurtuluş Savaşı’nın hem askeri mücadelesini hem de arka plandaki insani trajedileri anlatan sarsıcı bir eserdir. Hikaye, savaşta yaralanan hariciye memuru Peyami’nin hastane odasında tuttuğu günlükler üzerinden şekillenir. İzmir’in işgaliyle ailesini kaybeden Ayşe, İstanbul’a Peyami’nin yanına gelir ve burada milliyetçi subay İhsan ile tanışır. Bu üç karakter, vatanı kurtarmak amacıyla Anadolu’ya geçerek Kuvayımilliye hareketine katılırlar. Zamanla hem Peyami hem de İhsan, adeta vatanın ve bağımsızlığın bir simgesi haline gelen Ayşe’ye umutsuz bir aşkla bağlanır. Ancak cephedeki zorlu mücadele bu aşkın önüne geçer; süreç içinde İhsan ve Ayşe şehit düşer, Peyami ise kafasındaki kurşunla kaldırıldığı hastanede hatıralarını tamamladıktan sonra ölür. Romanın sonunda, Peyami'nin ölümünün ardından doktorların Ayşe ve İhsan isminde birilerini bulamaması, tüm yaşananların Peyami’nin bir sanrısı mı yoksa savaşın gerçekliği mi olduğu sorusunu okuyucuya bırakır.
Tüm şeffaflığımla şunu söylemek istiyorum ki, kitabın ilk 50-60 sayfasından neredeyse hiç zevk almadım. Sebebi sanırım hikayenin içine girmekte güçlük çekmem oldu. Olay örgüsünü, karakterleri, zamanı anlamam 70. sayfalarda başladı ve devamına hayran kaldım. İlk sayfaları bir haftada zor okurken geri kalan sayfaları tek günde birirdim. Tek kelimeyle BAYILDIM. Bir geçmişi, bir geleceği okuyor oluşumuz, yazarın sade ve akıcı dili, karakterlerin duygularını içimizde hissedişimiz beni kitaba bağladı. Olurda okumaya başlar ve sıkılırsanız sakın elinizden bırakıp da gitmeyin. Yazarla tanışma kitabım oldu ve yazarın diğer kitaplarına olan merakımı artırdı. Ahh Handan Hanım, ahh Halide… Ne de çok içime işledi hikayeleriniz. Okumayı planlayan varsa durmasın, başlasın. Keyifli okumalar dilerim!!!
Peyami’nin hatıraları üzerinden hem savaşın yıpratıcılığını hem de insan kalbinin iç dünyasını okudum Ayşe’nin vatan sevgisi, İhsan’ın aşkı ve Peyami’nin içinde sakladığı duygular hikâyeyi daha da güçlü kılıyor. Savaşın insanlar üzerindeki etkisini ve o dönemin zorluğunu hissettiren, akıcı ve sürükleyici bir roman.
Sonunu hiç beklemiyordum. Şaşırttı ama gerçekten sağlam ve güzel bir kapanıştı. Biraz da üzdü diyebilirim.
Okumanızı tavsiye ederim, gönül rahatlığıyla...
Ateşten GömlekHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202530,2bin okunma