"Şu muhakkak ki cihanda her fert, şu veya bu cihetten hemen her gün bir insanlık imtihânına tâbi olmakta.. Fakat herkesin sorguya çekiliş şekli o kadar birbirinden başka, birbirinden ayrı ve uzak ki, bu büyük vicdan imtihânının, çoğumuz farkında bile olmuyoruz."
Bir ibâdet huşûu içinde kendini işine veren dürüst, halim, tok gözlü Türk sanatkârına bu kısırlık niçin ârız oldu? Peşkirinden pabucuna, okundan yayına kadar kendi için yapan, başkasının hünerine tenezzül etmeyen büyük Türk sanatkârı neredesin? Evimize giren hırsız keşki malımızı çalsaydı da, zevkimize, o binbir düğümle canımıza bağlı olan zevkimize el uzatmasaydı..