Kötülük işlememek, namuslu olmak için kâfi değildir. Namusumuz, yapılacak birtakım hareketlerimizde, hareket prensibimizde ve davranış tarzımızda görülecektir.
Namuslu adam, elinin ve zekâsının uzanabildiği kadar geniş ufuklar içinde harekete geçmeyi vazife bilir, hareketsizliğin günah olduğuna inanır.
Namuslu adam, çalışmayı çalışma olduğu için sever; eserinin meyvesini başkalarına bırakmaktan hoşlanır.
Namuslu adam, hareketinin sonucu üzerine hesap yapmadan önce düşünür, hareket eder, çalışır.
Namuslu adam, sade kendi hareketinin feyzine sığınarak faziletle ahlâkın mutlaka muzaffer olacağına inanır.
Namuslu adam, ferdî hayatını, bir ömürlük hareketler serisinin tecrübe devresi olarak kabul eder; "çalıştım ve hayatımı iyi kullandım" diyen büyük insan gibi dünyaya gözlerini yumar.