İnsanın eşref-i mahlûkat olduğunu tanıyan bir dinin sözde mümesilleri, çok kere insanı küçük düşürmek ve insanın insanlığını çiğnemek için, otorite, gurur ve kin dâvalarıyla boğuşmuşlardır.
Aşkın ve dinin bulunduğu yerde insan pek büyük bir varlıktır. O rastgele ne otoritelerin ithamına hedef yapılabilir; ne de her fırsatta azâba, cehenneme, gayyaya sürüklenir.
İnsanın kıymetini bilen onun vaktine, huzuruna da hörmet eder. Her birisinin canı sıkılınca öbürüsünün kapısını çalan bir cemaatin birbirine hörmeti nasıl kabul edilir? Edilmez; çünkü bu şekilde her insanın diğerlerinin oyuncağı olarak tanınmaktadır.
Ahlâklılığın ilk şartı, temeli, insanın her şeyden ve dünyalardan değerli, hörmete lâyık olduğunu kabul etmektir. İnsan, insanlık düşmanı olmadıkça bu değerini muhafaza eder.