Halil Küçükyıldız

Puan vermedi·232 syf.··
2025 24. kitabı
"... ortaya, namusu boş bir ağırlık, fazilet ve gururu lüzumsuz bir varlık gibi gören perişan, hastalıklı bir sınıf çıkarmıştı."(s.210) Peki ya bugün bizi bu hale hangi muharebe getirdi? Şöyle kaba bir bakışla bile görüyoruz ki aradan sadece çokça zaman geçmiş ve bu zaman hiçbir şeye olumlu anlamda te'sir etmemiş. Kitabın son sayfaları da mekan ve kent algısının bireyin gözündeki değişiminin seyri açısından oldukça örnek teşkil edici nitelikte.
Harp DönüşüBurhan Cahit Morkaya · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025183 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·152 syf.··
2025 23. kitabı
Kitabın algılanışına ve temel tezine bir ekleme yapmak isterim: Refet'i salt kadının ayakları üzerinde durabilme mücadelesi olarak değil, çocukluğundan beri insan muamelesi görmeyen bir ruhun 'Ben de insanım' diyebilme ve toplumda yer edinebilme mücadelesi olarak da görmek istiyorum. Ayrıca Cumhuriyet'in - ve hatta Tanzimat döneminin - temel amacı olarak gördüğüm nitelikli insan yetiştirme ve ilmini topluma geri götürme götürme nosyonlarının nasıl aşındırıldığını ve adeta bu erdemlerin ayıp derecesine düşürüldüğünü görmek ziyadesiyle üzüntü verici. Bir tarafta eğitimini ve bilgi birikimini topluma aktarmak gayesindeki Refetler ve kadın dayanışmasının kıymetiharbiyesini bilen Şuleler, Cazibeler; bir tarafta ise toplumsal bağların dinamitlendiği günümüz toplumu...
RefetFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,2bin okunma
Puan vermedi·294 syf.··
2025 3. kitabı
Kendisinden ders almış olmaktan gurur duyduğum Burcu Pelvanoğlu, hem Türk modernleşmesini plastik sanatlar bağlamında ele alıyor hem de bunu Türk sanatında var olan grupların sıralanması şeklinde değil de paradigma değişimleri şeklinde ele alıyor.
Pek Kronolojik Olmayan HayatımızBurcu Pelvanoğlu · Corbus Yayınları · 20178 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2025 1. kitabı
Kitap Yahudilik tarihinde Musa karakterinin analizine girişerek işe başlıyor. Makalelerin arasına çeşitli olaylar dolayısıyla çeyrek asırlık bir süre giriyor. Her ne kadar Freud'un Mısır / Kadeş ikilemi aklıma yatsa da tüm toplumun bir suç ortaklığı etrafında birleştirmesini Nazi döneminin entelektüel etkileri olarak yorumluyorum. Özellikle Sellin'in Musa'nın Katli tezi felsefi bir kurgunun tarihe mal edilmesiymiş gibi duruyor. En azından bu tezi sözlü gelenekten örnekler vererek savunmalıydılar. Zaten babanın katli için tarihsel çağ olarak insanların doğru düzgün konuşamadığı bir zamana atıf yapılmışken, sonradan bu katlin ondan çok sonra uzanan bir zamana yamanması da pek akıl karı değil. Freud'un kurduğu sisteme inanıp inanmamak her daim bizim elimizdedir. Ben baba katlinin toplumun oluşumunda temel olamayacağını düşünüyorum. . Eğer illa ebeveynlerden birinin rolü üzerine temel inşa edilecekse bunun tüm yaşamı doğuran kadın / anne olması gerekiyor gibi. Freud, Toplumun temeline suçu yerleştirerek, Katolik kilise babalarından farklı bir şey yapmış olmuyor aslında. Ben hala toplumu bir arada tutan ethos'un insanda var olan bir arada bulunmaya duyulan istekten doğduğu kanaatindeyim. Keyifle okunabilecek bir kitap. İlgilileri muhakkak okumalılar.
Musa ve Tektanrılı DinSigmund Freud · Say Yayınları · 2012817 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2024 25. kitabı
Özellikle son bölüm, yabancı düşmanlığı ve göçmenler (sığınmacı ya da mülteci egemenler kendilerine hangi ismi layık görmüş olursa olsunlar) üzerinden politik alanın manipülasyonu açısından, sindire sindire tekrar tekrar okunmalıdır. Bauman'ın da bahsettiği gibi gelecek karanlık ama kalkış noktamız olabilecek tek şey de bugünkü olumsuz durumdur.
Akışkan AşkZygmunt Bauman · Versus Kitap Yayınları · 2012433 okunma