Her şey nasıl da çabucak yitip gidiyor, bir yandan
evrenin içerisinde insanların bedenleri, diğer yandan ise
ebediyette onların anılan. Duyulada algılayabildiğimiz her
şeyin doğası nedir ve bilhassa bizi zevkle baştan çıkartan,
acıyla ürküten ve beyhude övülen şeylerin doğası nedir?
Bunun nasıl değersiz, aşağılık, pis, fani ve ölümlü olduğunu zihnen kavramalıyız. Kanaatleri ve sözleriyle şan şöhret
temin edenler kimlerdir? Ölüm nedir peki? Birisi ölüm olgusunu yalnızca kendi içinde değerlendirip inceleyecek olursa,
onunla ilişkili bütün kaygılar ortadan kaybolur, ölümün do
ğanın işinden başka bir şey olmadığı anlaşılır. Eğer doğanın
işi birini ürkütüyorsa, o kişi çocuktur. Ölüm sadece doğanın
işidir ve hiç kuşkusuz doğayla uyumludur. Bir insan hangi
parçasıyla ve nasıl tanrıya temas eder, o esnada bu parçanın
nasıl bir özelliği vardır?