Bilimsel bilgi insanın emek etkinliğindeki gerçek yardımcısıdır. Materyalist felsefenin, vardığı sonuçları doğrulamak için her zaman bilime başvurmasının, doğrudan doğruya bilimsel bulgulara dayanmasının ve karşılığında bilime yardımcı olmasının nedeni de budur. 20. yüzyılın önde gelen fizikçilerinden Max Planck, materyalist görüşlerin, üretici bilimsel araştırmanın ondan ayrı düşünülemeyecek bir gereği olduğunu yazmıştı. Gerçekten de mutlak bir doğa gerçeğine bu sağlam, sarsılmaz inanç, araştırma çalışmalarının doğal ve ayrılmaz bir önkoşuludur.
Kaçmak ve uzak durmaya çalışmak asla bizi korktuğumuz şeylerden korumaz. Tam tersine içimizdeki canavarları daha da besler. Korkun onu yenene kadar yol boyunca tekrar tekrar karşına çıkar. Öyleyse derin bir nefes al, korktuğun şeyi fark et, adını koy. Onu daha yakından tanımaya çalış, korkundan bahset, korkun hakkında bir şeyler yaz, çizerek anlatmaya çalış. İçimizdeki, en derindeki canavarlara ışık tuttuğumuzda küçüldüklerini, güçlerini kaybettiklerini görürüz.
Arzu nesnemizi her korumaya çalıştığımızda, sevgiyi elimizde tutmak için yarattığımız her kafeste, terk edilme korkusuyla attığımız her düğümde sevgi duygusuna ihanet etmiş oluruz. Sevgi, saf kalp enerjisidir. Yönlendirilmeye, yalanlara ve korkuya katlanamaz. Sevgiyi sevgi için yaşamalıyız.