Her akşam İskenderun Cemevi'nin yanındaki alanda, ateşin başında otururken bana "Peki sen neden buradasın, niye geldin Cengiz arkadaş?" diye soru soran oralı, depremden etkilenmiş, yakınlarını kaybetmiş Cafer amcaya "Biz şöyle bir oluşumuz, böyle gönüllüyüz" türü açıklamalar yapıyor ama bir türlü verdiğim cevaplarla tatmin edemiyordum. Söylediklerim kesmiyordu amcayı. En son gece soru yine geldi, hazırlıklıydım, "Ben ve arkadaşlarım bu memleketin delileriyiz, deli gibi sevenleriyiz Cafer amca," dedim. Bir sessizlik oldu, bir bana bir yanan koca ateşe baktı, yüzüne geniş bir tebessüm oturdu, "Heh, şimdi oldu," dedi.