Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Farkındalığın mevcut ânı hissetme biçimimizi nasıl etkilediğini kısmen, uzun bir tatilden sonra eve dönmenin nasıl bir şey olduğunu düşünerek gözünüzde canlandırabilirsiniz. Normalde bütün dikkatimizi vermediğimiz nesneler neredeyse büyülü bir mevcudiyet kazanır. Daima orada olduklarını bilsek de yeni gibi görünürler. Uzun bir yokluktan sonra geri döndüğümüz gün daima özeldir ve gerek gündelik rutinleri gerekse çevremizi belirgin bir yoğunlukla tecrübe ederiz. "Eve döndüğümüzde" köşedeki kafe veya şehrin yağmurla ıslanmış sokakları ilk başta özel bir anlam kazanır - ta ki her şeyin normale döndüğü ertesi güne kadar. Keşke hayata her zaman öyle odaklanmak mümkün olsaydı yaşam nasıl da daha zengin ve renkli olurdu!
Augustinus meseleyi şöyle ifade etmişti: "Muhtemelen şöyle demek doğru olur: Üç zaman vardır - geçmiş şeylerin şimdiki zamanı, mevcut şeylerin şimdiki zamanı ve müstakbel şeylerin şimdiki zamanı."
1. Organizmalar birer algoritmadan, yaşam da veri işlemeden mi ibarettir?
2. Zeka mı daha değerlidir yoksa bilinç mi?
3. Bilinci olmayan ama yüksek zekalı algoritmalar bizi bizden daha iyi bilecek duruma geldiğinde toplum, siyaset ve gündelik hayat ne olacak, neye benzeyecek?