Halil Uludağ

Medeniyet tarihinde Güzel Sanatların bölümleri içinde Edebiyat başta gelir. Mimarî, heykeltraşlık, kabartma, oyma ve her nevi küçük el sanatları, resim, musiki, tiyatro, raks güzel sanatların bütününü teşkil eder. Bunların her yönden tetkiki millet hayatında bir devrin özelliklerini, zevklerini, inceliklerini ve nihayet kültür seviyesini göstermesi bakımından önemlidir Bir milletin güzel sanatlara değer verme nisbetinde şahsî kabiliyetlerin gelişmesi ve içlerinde dehâ derecesine ulaşmış büyükleri vardır. Bu gibi insanlar güzel sanatların hangi şubesinde olursa olsun millî değerlerdir. Milletin her ferdi, kendi kültür seviyesi nisbetinde onunla, eserleriyle daima ilgilidir ve bunlardan faydalanır.
Reklam
Bursa,da 23 Nisan Töreni / Yeşil Bursa
Bursa'nın 23 Nisan şenlikleri ve okulların geçit resmi çok güzel olur diyorlardı. Bu törende bulunma fırsatı beni hakikaten çok mütehassis etti. Bu yıl 23 Nisan'ın Kurban bayramının ilk gününe rastlaması da ayrı bir özellik katmıştı bu millî yıldönümüne. Bursa'nın Atatürk caddesinin iki tarafı, halk ve çocuklarla bir uçtan bir uca dolmuştu. Oturacak yerler olmamasına rağmen, küçükler ön sıralarda, arkalarda renk renk temiz giyimli Bursalılar sıralanmıştı. Fakat bunların arasında benim gibi tatilini geçirmeye gelmiş kimseler de pek çoktu. Çünkü, Bursa otellerinde daha önceden ayırtılmazsa yer bulmak mümkün olmuyormuş. Bursa'nın ve çevresinin her bakımdan tatminkâr bir turist merkezi olduğunda şüphemiz yok. Uludağ'ın karlı tepelerinde kayak yapılırken, Mudanya sahillerinde denize girilebiliyor. Mesafeler o kadar yakın ki, kıştan yaza geçmek saatle ölçülebiliyor. Hele bu bahar mevsiminde Bursa yeşilliklerinin çeşidine dünyanın neresinde tesadüf edilebilir bilmem? Ben ömrümde Bursa'daki yeşil renklerinin bir aradaki ahengine başka bir yerde rastladığımı sanmıyorum. Esasen nerede tabiatın yeşilliklerini görsem, Bursa ile mukayese etmişimdir. Bursa okullarının, her yıl aylarca önce, bu 23 Nisan törenine hazırlık yaptığını ve her okulun birbiriyle rekabet derecesinde gösteriler yapmıya öğrencilerini hazırladıkları, bütün herkes tarafından biliniyor. Bu yıl bazı sembolleri konu olarak almış her okul ve bir gazetenin tertip ettiği jüri heyeti, birinci gelecek okula beşyüz liralık okul malzemesi alacağını ilan etmiş. Bu mükâfat olmasa da esasen yıllardan beri Bursa okulları bu geçit resmine o kadar önem veriyor ki, öyle sanıyorum Türkiye'nin hiç bir şehrinde bu kadar itinalı ve orijinal fikirlerin tatbik edildiği bir vilâyetimiz henüz yoktur. Bursa bu bakımdan öncülüğünü
Gevher Nesibe
Bu devirde Türkiye sınırları içindeki Selçuk devri hastaneleri ve kaplıcalarından ayakta kalabilenler ondört tanedir. Bunlardan dört tanesi ise kadınların kurdukları eserlerdir. En eskisi (1206) Kayseri'deki "Gevher Nesibe'nin yaptırdığı şifaiyedir. Halk arasında "Çifteler Medresesi" adını da taşıyan bu yanyana iki binadan biri, nazarî tıp bilgileri öğreten, diğeri ise hastaların tedavi gördüğü yer olarak inşa edilmişti.
Bugün "Florence Nightingale" modern hemşireliğin kurucusu olarak bütün dünyada saygı ile anılan ve hayatı hakkında ciltlerle kitap yazılan, büstleri yapılan bir şahsiyettir. Fakat onun, bu hayat hikâyesinde asıl önemli devri Kırım savaşı yılları (1854-56) esnasındadır. Onun en câzip ve güzel resimleri Üsküdar'dadır, ve bu vesile ile İstanbul'umuzun bu köşesini cihana tanıtır. "Florence Nightingale" Selimiye'nin koruyucu meleği olmuştur. Ona harp yaralıları "Fenerli kadın" (hemşire) ismini vermişlerdir. "The Lady With The Lamp". Çünkü, büyük Selimiye kışlasının harp yaralıları için hastaneye çevrilen oda ve koridorlarında, feneri ile sessizce dolaşan ve hastalara bakan "F. Nightingale" gördüğü hizmet dolayısiyle bu savaşın belirli ve şöhretli bir siması olmuştu.

Halil Uludağ

, bir kitap okudu
9/10
·416 syf.·
26 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2025 16:37
·
2025 8. kitabı
Reklam