13/14 Ağustos 1922 gecesi, 1nci Ordu emrine verilen iki kolordunun intikalleri başlar. Gece boyunca yürüyen tümenlerin gündüz vakti gizlenerek istirahat edeceği konak yerleri önceden hazırlanmıştır.
Gece yürüyüşlerinde kesinlikle sessizlik ve görünmezlik esastır. Konak yerine ulaşan tümen ağaçların altında görünmez olmakta, boşalttığı eski ordugâh ise 2nci Ordu'ya ait birliklerce doldurulduğundan Yunan keşif uçakları bu hareketleri belirleyememektedir.
Tümenler aynı rotayı izlediğinden, bir önceki tümenin boşalttığı konak yeri ertesi gece arkadan gelen tümen tarafından doldurulmakta Yunanlar Türk birliklerinin konumlarında en ufak bir anormallik görememektedirler.
Kocatepe'nin kuzey eteklerinde, düşman mevziilerinin hemen önündeki vadiler içinde geceleri ağır toplar için geniş yollar hazırlanmakta, Yunan gözcüler bunları da fark edememektedirler.
Gökyüzünde güç dengesini kurmuş olan Türk tayyareleri Yunan uçaklarının ayrıntılı keşif yapmasına da mâni olmaktadırlar. Bu hazırlıklar 24 Ağustos sabahı tamamlanmıştır. Bölgedeki Yunan I. Kolordusunun komutanı General Trikupis'in elinde ise sadece güvenilirliği tartışmalı bir "esir itirafı" vardır.
Mondros Mütarekesi sonrasında Berlin'de buluşan Enver, Talat ve Cemal paşaların bir çabası da Anadolu'da Mustafa Kemal Paşa'nın başlattığı direnişe destek olmaktır.
İngiltere'ye dışarıda verecekleri her zararın Anadolu'daki direnişi kolaylaştıracağını düşünmektedirler. Cemal Paşa Hindistan'a, Halil Paşa ise İran'a giderek İngilizlere karşı isyan başlatacak, Mustafa Kemal'in elini rahatlatacaklardır.
Ancak olaylar planlandığı gibi gelişmez. Enver Paşa'nın Millî Mücadele'nin akamete uğraması hâlinde Rusya'da kuracağı bir orduyla Anadolu'ya geçme, savaşı sürdürme düşüncesi ve Müdafaa-i Hukuk hareketinin İttihat Terakki'den uzak durma gayreti, Enver Paşa'yla Ankara'nın arasını açar.
Enver Paşa Sakarya Zaferi'nden sonra Anadolu'da ikilik çıkarmamak adına kendisine yeni bir yol çizer ve Ruslara karşı Türkistan bağımsızlık hareketine katılmak üzere Buhara'ya gider. 4 Ağustos 1922'de Cegan Tepesi'nde Sovyet birlikleriyle muharebede şehit olur. Bu haber Büyük Taarruz öncesi Mustafa Kemal Paşa'ya ulaştığında üzüntüsünü; "Enver bir güneş gibi doğmuş, bir gurûb ihtişamıyla batmıştır; arasını tarihe bırakalım." sözleriyle ifade edecektir.
Sakarya Meydan Muharebesi tartışmasız Millî Mücadele'nin en önemli kırılma noktalarındandır. Türk zaferinin etkisiyle ardı ardına imzalanan anlaşma ve protokollerin dışında, bu diplomatik kazanımların getirdiği bir rahatlama da söz konusudur. Özellikle Ankara Anlaşması'yla Türkiye diplomatik ve ekonomik yalnızlaştırma zincirini kırmıştır. Nitekim Ankara Anlaşması'nı takip eden günlerde, özellikle silah ve cephane temini konusunda, Fransız üreticilerle yakın temasın başladığı görülür. İstiklale giden yolda, son hamlesine hazırlanan Türk Ordusu'nun en önemli tedarik kaynaklarından birisi Fransa olacaktır.
İlişkilerin bu noktaya gelmesi ve "vatanı için yokluk içinde dövüşen Türk" imgesi, Berthe Gaulis gibi yazarların da etkisiyle, Fransız kamuoyunda büyük sempati yaratmıştır. 29 Haziran 1921 tarihli Le Figaro; "Türkler tüm sektörlerde düşmanı püskürttü" başlığını atar.
İtalyanların çekilmesi ve Ankara Anlaşması'yla Türk Karadeniz'e hapsolmaktan kurtulmuştur. Antalya ve Mersin limanları da kullanılmaya başlar. Esir takası konusunda Ankara'yla masaya oturmak zorunda kalan İngilizler ise sonunda TBMM Hükümeti'ni resmen tanımışlardır
Sadece Türk'lerin değil her dünya vatandaşının okuyabileceği , bir şeyler öğrenebileceği bir kitap. Gazi Paşa'nın vizyonu ve anlatım kolaylığı karşısında şapka çıkartılacak bir eser.
Medenî BilgilerMustafa Kemal Atatürk · Örgün Yayınları · 20041,139 okunma