İki ağaç arasındayım,
Kişiselleşme sorunları arasında
Ağaçların boyları kısa, genişçe yayılmışlar gölgelik
Kişiliğimi gölgelediğim önüme koyduklarım,
Sahip olduklarım, ben olmayanlar ama beni temsil edenler gibi.
Ekimin tam ortasına düşeceğiz yakında
Yuvarlanacağız bir ceviz gibi,
En hızlı anında gibi bir salıncağın.
Ekimin ortası ama yapraklar taze hâlâ.
Belki gevremeye başlamışlardır;
Ellisinin ortasına giderken yemyeşil görünen
Çürümeye yüz tutmuş bir ben misali.
Yaprak dökeceğim.
Her birini bir sevdiğime,
Bazılarını özlediklerime,
Bazılarını çıtırtısını seven insanların ayakları altına...
Her oturduğum banka bir yaprak,
Her adım attığım noktaya bir tane,
Her yürüdüğüm sokağa onlarcasını.
Ve çatırdamaya başlayacağım,
Kurumaya, yıkılmaya...
Ben bu parkta, bu sokakta, bu evde, bu dünyada
Bilinmeyen bir ağaç gibi
Oksijen veren hayat gibi
Boş salıncakların tutunduğu halat gibi
Tanrının bıraktığı bir sanat gibi
Başıboş ama tasmalı
Savrulurken çekileceğim
Ölü bir yaprak gibi.
Gelemem yanına, yüz sürmeden bir yanına.
Ulaşamaz kalbim, sen yazmadan onu bana.
Ne çıkarsa kaleminden razıyım ama
Sen çıkarırsın içimden derin bir mana.
Sadece senden dilerken kurtulmayı,
Bir tarafım ister senden kurtulmayı.
Hangi arafta harcarım bu yılları?
Öğrenemem sonsuzlukta kalmayı.
Anılmadığın gün yüreğim çeker azap.
Sana yakarmayan ruh kime versin hesap?
Unutturursan bana seni, unuttur bir de kendimi.
Yalnız olmayışını sana borçlu bu zat.
Benden daha kimleri alacaksın?
Ah kalbim, kaç sevdada daha öksüz kalacaksın?
Bunların cevabı sendedir, amenna,
Ya beni kaç soruya daha boğacaksın?
Bekliyorum,
Gitmiyorsam bu sebebi.
Senin bana yazdığına meydan
Okumaya kalksam olurum yok olan.
Sen ey gafil ruhum, korkma, inan!
Şimdi neler var önünde, hepsiyle sınan.
Var edemese de seni olduğun bu yer,
Varsın her şeyinle.
Var olan kaynaklı,
Ve hep var olacak olan...
Kaydı yok geçip giden günlerin.
Bir film dosyası gibi hayatım,
Ne zaman bitecek bu set?
Acilen dinlenmem lazım.
Ne ile uyuşturdum kendimi?
Unutmuşum gerçekte olup biteni,
İlk gelişimi buraya, verdiğim sözleri.
Kalbimde varsa hâlâ bir his, bırak kalsın;
Onu da katmayalım, yok etmeyelim içinde
Yapayca değerlendirilmiş ucuz dünyanın.
Bu yollar tıkalı, bu nehir durgun.
Zamanın içinde değilim artık
Ne andayım, ne en geniş toplamda
Varım yokmuşcasına, harım sönmüşcesine.
Kaybolurken izlerim yeryüzünde
Bu filmi izlerim her yüzünde.
Oyun da sensin oyuncu da
Güzelliklerini yansıtma bana,
Kurtar beni o güzel simalardan!
Ruhumu birleştirmeyeceksen ruhuyla,
Sana dönene dek
Verme bana senden başka yâr!
Senden olana sözüm yok fakat
Yanıyor bak içim, her günüm başka efkâr...
Ve ben bu akşam boyunca özlemini çektiğim şeye kavuşmuştum nihayet; birisi beni soruyor, beni arıyordu, ilk kez bu dünyada herhangi birisi için yaşıyordum.