Bir idam mahkumunun son günlerinde ona psikolojik açıdan eşlik etmek isterseniz mükemmel bir eser kaleme almış Hugo. Betimlemeleri insanı "ürperten" cinsten. Giyotin gibi bir infaz yönteminin bize bu kadar yakın zamanda var olması hala benim için inanılabilir değil.
Türkiye'de "adalet" kavramıyla ilgilenen tüm insanların bu romanı okumasını şiddetle tavsiye ediyorum. Romanı bitirirken şu soru uzun süre aklımda kalacağa benziyor: "Ömür boyu kürek mahkumu olarak yaşamak (ama yaşamak) mı yoksa özgürlük ile giyotine yürümek mi? Cevabınız ikincisi ise bu sürenin sizi nasıl yıpratacağını eserde bulabilirsiniz.
Giyotin, darağacı gibi birçok infaz yöntemine şahit olmuş biz insanlar için, acaba ölüm cezası bize verilmiş en büyük cezalardan birisi olabilir mi?