Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı ,
gene aynı şekilde , fakat her şeyden habersiz,
Yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka
Bir hayatın da mevcut olduğunu,
benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
“Daha çok anlat” dedim. “Hoşuna gidiyor mu?” “Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.” “Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?” “Gider gibi yaparız."
“Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim,” dedi: “Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.”