"Sen, hayatım dediğin şeysin; sen moleküllerin zamana bağlı ve rastlantısal bir kenetlenmesisin Bu moleküllerin değişimi, karşılıklı etkileşimi, senin içinde "Hayatım" dediğin şeyi doğurur. Bu kenetlenme bir süre devam eder; sonra bu moleküllerin karşılıklı etkileşimi son bulur ve senin hayatım dediğin şey de son bulur. Sen, herhangi bir şeyin rastlantıya yumak olmuş bir kütlesisin. Bu kütlecik çatlar, bileşim son bulur ve onunla da bütün sorular biter. “Bilimlerin aydınlık bölüğü işte böyle cevap veriyor. Zaten ilkelerini sıkı sıkıya izlerse, başka türlü de konuşamaz."
Sayfa 34 - Halk Kitabevi, Aylin yıldız çevirisi·Kitabı okudu
Bu insan aydınlık bir yere giriyor, bir ağaca tırmanıyor ve sınırsız bir mekanı açıkça görüyor. Fakat şunu da görüyor ki, orada, hiçbir yerde bir tane bile ev yok ve olamaz da. Sonra bir çalılığa giriyor ve karanlığı görüyor, burada da hiç ama hiçbir ev yok.
İşte ben de böyle, beşeri bilimlerin ormanında, matematik ve tecrübi bilimlerin beni uzaklara baktıran ama o taraflarda ev görünmeyen aydınlık yerleriyle, nazari bilimlerin uğraştıkça durmadan karanlığa daldığım ve çıkış yolu olmadığına kanaat getirdiğim karanlığı arasında dolaşıp duruyordum.
Sayfa 33 - Halk Kitabevi, Aylin yıldız çevirisi·Kitabı okudu
Ve aynen tecrübi yarı bilimlerdeki gibi, bu yarı bilimler de görevlerinden uzaklaştıkları ölçüde karanlık, belirsizlik, aptallık ve çelişki yönünden zengindirler. Tecrübi bilimlerin görevi, maddi şeylerin sebep-sonuç ilişkisi içindeki tutarlılığını bulmaktır.
Sayfa 31 - Halk Kitabevi, Aylin yıldız çevirisi·Kitabı okudu