Hamza Gök

"Sonsuz mekanda ve sonsuz zamanda her şey gelişir ve mükemmelleşir, karmaşıklaşır, farklılaşır... v.b." sözler, boş sözlerdir. Bunlar anlamsız kelimelerdir; çünkü sonsuzda, ne karmaşık ne de yalın, ne bir baş ne de bir son, ne bir iyi ve ne de bir kötü vardır. Önemli olan, benim şahsii sorum olan; "Ben, arzularımın tümüyle neyim?" sorusunun şimdi iyiden iyiye cevapsız kalmasıydı. Gerçi, bu bilimlerin çok ilginç, çok cazip olduklarını ama nitelik ve açıklık denen şeyin, hayatın sorularına uygulanırlığı açısından ters bir ilişkide olduklarını kavradım: Bunlar hayatın sorularına ne kadar az uygulanabilirse, o kadar dakik ve açıktırlar. Hayatın sorularına çözüm sunmayı ne kadar denerlerse, o kadar kapalı ve az etkileyici oluyorlar. Hayatın sorularını çözmeye çalışan bilimlere, yani fizyoloji, psikoloji, biyoloji ve sosyolojiye başvurdu mu insan, düşüncelerin şaşırtıcı bir yoksulluğuyla, büyük bir kapalılıkla baştan başa haksız bir soruları çözme haddini bilmezliğiyle yüz yüze geliyor. Hayatın sorularını çözmekle uğraşmayıp, kendi bilimlerine özgü özel soruları cevaplayan bilimler gurubuna başvuruldu mu, o zaman insan coşku içinde insan zekasının gücüne hayran oluyor. Ama daha baştan biliyor ki, bunların hayatın sorularına verecek cevapları yoktur. Bu bilimler, hayatın sorusunu düpedüz bilmezden geli- yorlar ve diyorlar ki: "Sen nesin ve niçin yaşıyorsun sorularına bizim cevabımız yoktur. Biz bununla ilgilenmeyiz ama ışığın, kimyasal bileşimlerin yasalarını, cisimlerin, biçimlerinin kanunlarını, sayılırla kütleler arasındaki ilişkileri ve insan zekasının kanunlarını bilmek istiyorsan, bütün bunlara açık seçik ve kesin cevaplarımız vardır."
Sayfa 29 - Halk Kitabevi, Aylin yıldız çevirisi·Kitabı okudu
Reklam
Benim sorularım her türlü bilginin temelini oluşturan yegane geçerli sorulardır; suç bende, ya da sorularımda değil, bu soruları cevaplayacağını sanan bilimdedir. Benim sorum, en aptal çocuktan, en bilge ihtiyara kadar her insanın ruhunda var olan en basit soruydu. Soru, şundan ibaretti: "Bugün yaptığım, yarın yapacağım şeyin sonucu ne olacak, bütün hayatımın sonu ne olacak?" Başka türlü söylemek gerekirse, bu soru şöyle de ifade edi- lebilir: "Niçin yaşıyorum? Niçin arzuluyorum?Niçin çalışıyorum?" Ya da şöyle dile getirilebilir bu soru: "Hayatımda kaçınılmaz olan ölümümle yok olmayacak bir anlam var mıdır?"
Sayfa 27 - Halk Kitabevi, Aylin yıldız çevirisi·Kitabı okudu
Şimdi elimden gelen, geçip giden ve beni ölüme götüren günü ve geceyi seyretmektir. İşte, bir tek bunu görüyorum; çünkü bu bir tek şey, hakikattir. Geri kalan her şeyse, yalan.
Sayfa 23 - Halk Kitabevi, Aylin yıldız çevirisi·Kitabı okudu
Düşünce
Kendimi öldürmek istemediğimi söyleyemem. Beni hayattan uzaklaştıran şey, iradeden daha güçlü, daha ağır ve daha kapsamlıydı.
Sayfa 21 - Halk Kitabevi, Aylin yıldız çevirisi·Kitabı okudu
Alıntı
~ Umumiyet-i umumiyenin menfaati için ferdi ihmal etmeye taraftarım. ~
Sayfa 91 - İnkılap yayınevi, Türk klasikleri, Osmanlıcadan aktaran: Fatih Kanter·Kitabı okudu