Doktorlar insan adamlardır. Ölecek hastaların anasına, babasına hilm ve şefkatle muamele etmeye alışmışlardır. Ölüm yataklarının ba-şında bile onlar için yalancı teselliler icat ederler. Hiç değilse kara haberi biraz daha mülayim kelimelerle söylerler. Onlar çok iyi bilirler ki ölmek üzere olan hastaların sahipleri de bir nevi hastalardır. Onlara da tatlılık ve şefkatle muamele etmek lazımdır
Sayfa 150 - İnkılap yayınevi, Türk klasikleri, Osmanlıcadan aktaran: Fatih Kanter·Kitabı okudu
Sanırdım ki herhangi bir fenalık ruhumuzu baştan başa kirletir, onda hiçbir temiz nokta bırakmaz. Halbuki hakikatte her zaman böyle olmuyor. Maddi sukutların manevi sukutlardan bir farkı var. Meselâ bir uçuruma düşen insan paramparça olup ölüyor. Fakat manen düşen insanın bazen yalnız bir tarafı zedeleniyor, öte tarafları tamamiyle salim ka-labiliyor. Fahişeler görüyorsunuz ki aile muhabbetini hiç kaybetmemiş, katiller görüyorsunuz ki samimî surette seviyor, acıyor, yardım ediyor. Ben de vak'aların sevkiyle bir hırsız ve dolandırıcı olup çıkmış bulunduğum hâlde çocuklarımı ancak tamamıyla salim 336 ruhlu insanlarda bulunacak bir temizlik ve kudsiyetle seviyordum.
Sayfa 136 - İnkılap yayınevi, Türk klasikleri, Osmanlıcadan aktaran: Fatih Kanter·Kitabı okudu