Hamza Gök

Bunlar öyle şuursuz mahlûklar ki kendi fenalıklarını kendileride biilmiyorlar. Bilmeden mütemadiyen zulüm ve fenalık yaptıkları halde masum bir tavırla zulümden şikayet ediyorlar! Ağlıyorlar.
Sayfa 135 - İnkılap yayınevi, Türk klasikleri, Osmanlıcadan aktaran: Fatih Kanter·Kitabı okudu
Reklam
Fakat karım gibi baldızımda hayat dersini kaynanamdan almıştı. Hiçbir şeyden memnun olmazdı. Saadetin hangi mertebesine çıkarsan kâfi görmez, kendisini daima mazlum ve mağdur satarak sızıldanırdı. Bu terbiyeye göre erkek daima zalim, sinsi, yalancı idi. Binaenaleyh ona karşı kadın daima zalim sinsi ve yalancı olmalıydı. Bir an ona güleryüz göstermemeli, bir an neşeli ve memnun görünse mutlaka bir şey icat edip zehirlemeli, vermek istemediğini zorla yahut hile ile elinden almalıydı. Hepsinin bilinmeyen yerlerde gizli servetleri, sefahat yerleri, takım takım kadınları vardı. Bir sabah mesut bir adam hissiyle evden çıkarsa dışarıda mutlaka karısı, ailesi aleyhine bir fesat çevirirdi... Onun için onu mütemadiyen üzmeli, ezmeli, kudurtmalı, sersemletmeliydi.
Sayfa 133 - İnkılap yayınevi, Türk klasikleri, Osmanlıcadan aktaran: Fatih Kanter·Kitabı okudu
Bütün azmime ve kuvvetime rağmen ben de insandım. Yorgunluktan, yeisten kendimi kaybediyordum. Vücudum gibi zihnim de bitâp düşüyordu.
Sayfa 131 - İnkılap yayınevi, Türk klasikleri, Osmanlıcadan aktaran: Fatih Kanter·Kitabı okudu
Bir çok şeyi içine atanların hazin sonu
İstinat noktaları yavaş yavaş aşınan, sonra günün birinde en ehemmiyetsiz bir sarsıntı ile birdenbire göçen binalara benzedim...
Sayfa 127 - İnkılap yayınevi, Türk klasikleri, Osmanlıcadan aktaran: Fatih Kanter·Kitabı okudu
Bitti, değil mi?", Sanki karısı biliyormuş da ona söylemesini bekliyormuş gibiydi. Bunu kendisinin söylemesi bir anlam ifade etmiyormuşçasına kendi sözlerine karşı şüpheci bir tavır içindeydi; Iran onaylayana kadar sözleri gerçeğe dönüşmeyecekti. "Bitti," dedi karısı. "Tanrım, maraton koşusu gibiydi," dedi Rick. "Bir kez işe koyulunca durmamın hiçbir yolu yoktu; sürüklenip durdum, ta ki Batyleri bulana kadar ve sonra aniden yapacak hiçbir şeyim kalmadı. Bu da..." Sanki söylemeye başladığı şeye hayret ediyormuş gibi durakladı. "Bu kısmı daha kötüydü," dedi. "Bitirdikten sonrası. Duramıyordum, çünkü durduktan sonra geriye hiçbir şey kalmayacaktı.
alfa yayınları, çev: Nur Yener·Kitabı okudu
Reklam