ne zaman ki bacakları olmadan koşmaktan yorgun düştü, sessiz haykırışlardan genzi acıdı, huzur verici ana rahmine geri döndü, yeniden yalnızlığa, zifiri karanlığa ve o korkunç sessizliğe gömüldü.
insan evden bahsetti mi bir ev gösterip kanıtlar sözünü. ama birisi hadi özgürlük için savaşalım dedi mi sana özgürlüğü gösteremez. neden bahsettiğini kanıtlayamazken nasıl oluyor da senden özgürlük uğruna savaşmanı isteyebiliyor?
o tepede öyle yapayalnızdın ki ne gürültü ne de insanlar karışıyordu düşüncelerine. kendin dışında hiçbir şey düşünmeden kafa yoruyordun derdine. sanki kafan daha berrak çalışıyor, daha makul çözümler buluyordun. çözümler makul gelmese bile sorun değildi çünkü nasıl olsa başka hiçbir şey gelmiyordu elinden.