hanabi

Hangi isme heveslensek içinde eski şeyleri anımsatan bir şey var. Eski şeylerin ne yasını tutmak istiyoruz, ne intikamını almak. Eski şeyler yinelenmesin yeter. ... Eski şeyleri yinelemekten başka bir işe yaramıyorlar..
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dilimizdeki başka kelimeleri düşünüyorum. Ve başka dillerdeki başka kelimeleri. Onları anlamaya çalışırken insan hayatın anlamını çözüverir. Ama o çözdüğü anlam da o an ayağına, hatta boynuna dolanıverir. O yüzden anlamlar da kelimeler de aslen tehlikelidir. Denizden, fırtınadan ve yalnızlıktan daha tehlikeli.
ikimizin hayatının başında bir orman, sonunda bir şehir var. Ortasında kocaman bir sirk. O, sirkin bir parçası olmak istiyor, ben sirkten korkuyorum. O kuşlar avlıyor, ben kanatlarındaki yaraları sarıyorum. O köpeklerden ölesiye korkuyor, ben onlarin sırtına binip dolaşıyorum, O sirki sevmiş, ben sirkten ürkmüşüm.
Ben kaybettim... o kayboldu. Kaybolmuş bir cambaza kaybettiklerimi anlatmayacağım. Onunla aynı ormanda doğduk. Onun bıktığı şeylere ben hâlâ tutkunum. Onun kurduğu hayaller benim için kabus, sevdiği kadınlar çirkin, vurduğu kuşlar biçare. O sirkini kaybetmis bir cambaz, ben geçmişini yitirmiş bir salyangoz. O dışına... Ben içime.