daha iyisini okuyana kadar en iyisi bu. uzun süre en sevdiğim klasik olarak kalacak oblomov. iki yıl önce kitaba başlayıp yarım bırakmıştım, tamamen kendi hazır bulunamayışımdan ötürüydü. doğru zaman geldiğinde bir çırpıda zihnim bilincim hayran kalarak bitirdim oblomov'un hüzünlü ama bir o kadar saygı duyduğum hikayesini.
karmaşanın bir yerlere sürekli koşturmanın toplumun normlarına ayak uydurma çılgınlığının bıraktığı yorgunluk dahiyane bir anlatımla sunulmuş. zamansız bir şaheser. batılılaşma ve modernite karşısında doğu tablosu olarak yazılmış olsa da günümüz postmodern ve kaotik sanal dünyası karşısında dingin ruhların da kendini bulabileceği bir karakter oblomov. tembelliği bir rahatsızlık olarak değil bir direniş olarak okudum ilya'nın hayat evreleri boyunca. evet tek tepki bu değil ama bu da bir tepki. kaosa karşı boşvermişlik. bu anlamda karaktere kızan bir okuyucu olamadım. hatta çoğu zaman hak verdim.
karakterlerin aşk tasavvurları değişim ve kabulleniş karşılaştırmasında çok iyi anlatılmıştı. ideal aşk ve akışta kendini bulan sevgi olarak yorumladım kendi açımdan. bu hikayede kazanan akış oldu ve oblomova tam da uyan bir seçenekti bence.
ilişki dinamikleri açısından en sevdiğim oblomov-zahar ikilisiydi. küçüklüğünden beri sadık bir uşak olan zahar bir anlamda oblomov'un da mini yansıması veya tersi çünkü ikili birbirinin içine geçmiş bir ilişki yumağındadır hikaye boyunca. ikisi de mızmız, ikisi de iş yapmayı sevmez, tek başına var olmayı beceremeyen, ikisi de uyuşuk olduğundan yaşananları okumak eğlenceliydi. biri soylu diğeri hizmetçi olsa da ikisi de aynı hastalığın taşıyıcısı, esasında oblomovizmin bir sınıf meselesi değil, bir zihniyet meselesi olduğunu ve bu zihniyetin efendiyle uşağı aynı şekilde rezil edebileceğini görürüz.
oblomov alelade bir
kapalı kapıları olan bir odada aşık olmak daha kolaydır. bütün dünya tek bir odaya sığdığında. ve tek bir insana. ama kapılar sonsuza dek kapalı kalamaz.
eskiden hiç beklememesine rağmen, beklemenin hayalini kurmamasına rağmen, hayal kurmak için beklememesine rağmen bekliyor. artık bekliyor. birinin atış yapmasını. birinin kalbini delmesini. hatırlandığını bilmeyi.