ağlamış mıydı? şu anda bir şey hatırlamıyordu. tek hatırladığı, son nefesini vermiş kardeşini kollarında
taşıdığı ve yola fırlayıp, sanki kendi gözyaşları kâfi gelmeyecekmiş gibi, yoldan geçenlerin gözyaşlarını dilenmek için herkesin içinde onu havaya kaldırmasıydı.
dünyada yapacak bir şeyim olduğuna inandır beni. bu taşta, bu çiçekte bir payım bulunduğuna.
madem ki gökyüzü şimdi böyle engin ve sözcükler böylesine yalındır. bir kez daha aç kapıları sonuna kadar; yeni sorularla sarıp sarmala beni. göğün denizle birleştiği o yerlerde bir umarım kalmıştır...