"Sahi sen yaşadın mı;
Var mıydın acaba?
Yaşadık mı seninle
Aynı zaman parçasında?
Ama ellerin aklımda,
İri gözlerin,
Sıcaklığın geceler boyu
Ve aklığın aklımda."
düştü hançerin sapı tenimde gülü kaldı
yaramı sana çözdüm içim hep bana kaldı
annemin aklında çok kız vardı
benim aklımda bir
kapı ağzında çok sümbül yetiştirdim
tükendi tütünü içerde tutan ciğer
beni kollarımdan tutup germediler çarmıha
türkü üflemediler kulağıma kalbimi sıvazlayıp
âşıktım, aşkın müddetini Allah verirdi
bana olan bir tutam zülüften oldu
odalara sızan siyah acıyla kavruldum
manzarası aklımda kalmış gül açan yanakların
kırıldım, melekler taşındı benden öteye
bir kızın elleri sinmiş gövdeme
alın bu göğsümü, bende telef olmasın
bir yörük çadırından seyrettiğim gök olaydın
duraydın yanımda omuzuna yıkılaydım
penceresinden kimsenin bakmadığı ev gibi kalbim
kalbim onunla nasıl baş başa kalabildin
bütün çiçeklere adınla seslenmeliysem
durup durup seni bağırmalıysam mabetlere
insan inkâr edendir, seni imanımla yan yana koydum
azaldım ve çoğaldım
seni bulmak için çıktım asya’nın bozkırlarından
senin için keşfettim semerkand’ı, buhara’yı
beni yakıp yıkan bu rüyaya inandım
idris nebi seni bana diksin istedim
kaç gece çöllere yağan yıldızları sana taşımışlığım var
Sayfa 47 - | Üç Vaktin Rüyası, Profil Kitap / 1. Baskı: Aralık 2020·Kitabı okudu