Acılara kiracı olduğumuz şu dünyada doğum, yaşam ve ölüm üçlüsünün içine sığdırabildiğimiz kadar acı sığdırıyoruz.
Metin Altıok. Madımak Katliamı sırasında can vermiş değerlerimizden biri. Ölümünü bile bile işlemiş gibi şiirlerine. Hissetmiş acısını, ölümünü:
Heybesinde yılan
işaretleri,
Baldıran zehiri
Yüzüğünün içinde
Ve yanında
Kav taşıyan ben;
Tekinsizim size göre
İbret için
Yakılması gereken.
İnsanlık dışı bu vahşetten ağır yaralı kurtulmuştu. Fakat komadan çıkamayarak hayata veda etti umudun şairi...
Şiirleri ki sevdadan, umuttan ve ölümden damıtılmış. Kedileri sevmiş, çocuklarla oyunlar oynamış şiiri. Bazen tutkulu, heyecanlı bir aşkı aramış bulmuş gibi, bazen de karşılığı olmayan bir aşkın esiri olmuş gibi. Yüreğinde onun kediler bir yumakla oynar. O ise oturur durur, sevdasından ve kiracısı olduğu acıdan başka hiçbir şeyi olmayan bir âşık gibi.
Köstekli şiiri ikide bir
Cebinden çıkarıp bakan
Şair ne oldu sana?
Kaç dikiş atıldı
Bileğindeki çentiklere?
Örselenmiş onurunla
Şimdi nerdesin?
Çektiğin bunca acı
Kefareti değil unutma
Yaşadığın çaresizliğin.
Bu hüznü aile ile başladı Metin abinin belki umudu da. Bir evlat olmak istemiştir o da herkes gibi. Şiirine dökerken bunu da, yine eksikliği ve acısı üstündedir: