Çok sevdiğim Doğan Cüceloğlu'nun kitabını okurken sinirleneceğimi hiç düşünmemiştim. Evet ben Saniye hanımın hayatını okurken bu duyguya kapıldım. Soru-cevap şeklinde ilerleyen kitapta Doğan hoca soruyor Saniye hanım cevaplıyor. Saniye hanım dönemine göre iyi aile şartlarına sahip farkındalık sahibi bir kadın. " "İstemediği" bir evlilik yapıyor ve hayatının bundan sonrası tamamen "isteyerek" katlandığı şeylerle devam ediyor. İlgisiz, kötü alışkanlıklara sahip, sürekli psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kaldığı ,tek bir gün dahi mutlu olmadığı adamla bir ömür geciriyor. Ve bunu tamamen isteyerek yapıyor. Üstelik çocuklar dünyaya getiriyor. Ve yaşadıklarını şiirlere döküyor ama bana hiç samimi gelmedi diyebilirim. Bunun adı direniş değil tamamen inatla kabullenmek. Ailesi her kararını destekliyorken ve dünyaya çocuklar getirmeden onlara da bu kötü hayatı yaşatmadan çıkış yolları bulunuyorken kendince durumu katlanır hale getirip dramatize etmiş. Şiirleriyle romantize hale getirmiş. Ben kitabı okurken bunun kat kat fazlasına maruz kalan ve kurtulmaya fırsat ve imkân bulamayan kadınlar için öfkelendim, üzüldüm. Şiddetin derecesi kıyaslanmamalı fakat fırsatlarla dolu çıkış yolları varken bile isteye katlanmak akıl alır gibi değil... Şiddete uğrayan kadın, erkek, çocuk, hayvan farketmeksizin.