25 yıl önce bir gece erkek arkadaşıyla babasına sarhoş yakalanan aynı gece ailesinin tek mektup bırakmadan terk ettiği Cynthia adındaki kızın 25 yıl sonra eşi ve kızıyla ailesine ne olduğunu çözme girişimleri.Ağır travmatik bir olay.Kitapta dram,polisiye,heyecan hepsi var.Ailesi 25 yıl önce not ve iz bırakmadan ortadan kaybolmuşlardır.Babası Clayton annesi Patricia abisi Todd'a ne olmuştur.Tess teyzesi tarafından büyütülür ve evlenir.Aradan 25 yıl geçmiştir.Abigail isminde bir dedektif tutar.Cynthia kayıpları bulan bir programa çıkar ve bundan sonra herşey farklılaşır.Aileye ne olmuştur.Bir seri katil eve girmiş ve hepsini öldürdü ama neden Cynthiaya dokunmadı?Babası bir mafya olayına dahil olduda kaçırıldılar mı?Teyze Tess ve dedektif neden öldürülür?Babanın yeni ailesindeki Enid ve Jeremy hikâyede nerededir.Öyle kurgulanmış ki kitap boyunca herkesten şüpheleniyorsunuz.Sonu tamamen ters köşe sıradışı bir final.Çok heyecanlı ve merak ettirici.Bazen görünen şeyler,tanıdığımız insanların göründükleri gibi olmadıklarını öğreniriz.Çok beğendim soluksuz okunacak bir kitap tavsiye ederim.
Vedaya Zaman YokLinwood Barclay · Artemis Yayınları · 2018450 okunma
Yazar Elie Wiesel 2.dünya savaşı sırasında yaşanan o korkunç katliamlara tanık olmuş bir yahudidir.Yıl 1944 Auschwitz ve Birkenau toplama kampı.Hayvan vagonlarına doldurulan yahudiler.Çocuklarını arayan anne babalar.Zayıf ve hasta olanlar fırınlarda yakılmaya gönderilir.Tecavüzler,açlık ve kaos.Yazar 16 yaşındayken 3 kızkardeşi,anne ve babasıyla beraber bu kamplara gönderilir.Kampta kadınlar ve erkekler ayrı olduğu için bir daha annesini ve kardeşlerini görememiştir.Sol koluna A-7713 numaralı dövme yapılır.Artık bu şekilde anılmaya başlar.8 ay Auschwitz kampında kaldıktan sonra Buchenwold kampına nakledilir.Babası uzun yürüyüş yolunda dizanteriden gözlerinin önünde ölür.Annesi Sarah ve kızkardeşi Tzipora'da gaz odalarında ölmüşlerdir.Diğer 2 kızkardeşine ne olmuştur?Hayatta tek başına kalmıştır.11Nisan 1945 yılına kadar çok mücadele eder direnir.Savaş bitip kamp Amerikalılar tarafından ele geçirilince özgürlüğüne kavuşur.Sadece bedeni özgür kalmıştır ama ruhu?kamplarda kalmıştır.Yazar bu kitabı delirmemek için yazdım der.ölümü hep bacadan çıkan dumanlar olarak algılarlar.Bu kitap 1986 da Nobel Barış Ödülü almıştır.O olayları yaşayan bir kişinin anlattıklarından okumak çok etkileyiciydi.Yaşananlar maalesef akıllara durgunluk verecek kadar insanlık dışıdır.Çok beğendim tavsiye ederim.
Kahramanımız takıntılı bir anne fedakar bir babanın sorumsuz,hiçbir şeyden anlamayan,ailesine yük olmaktan başka bir işe yaramayan oğlu Aziz.Babası adam olsun annesine yük olmasın diye iş öğrenmesi için tuhaf özellikleri ve ismi olan bir tuhafiye dükkanı kiralar.Bulur Tuhafiye.Burası sahibine tuhaf özellikler bahşeden kayıp eşyaların ve insanların yerini söyleyen bir yerdir.Ailesi ölünce tüm sorumluluk dayısına kalır.Bu gizli özellik hem kendisinin hem dayısının başına dert olur.Bir zaman sonra esnaf ve dayısı azizdeki değişikliğin farkına varırlar.Gizli teşkilattan Esra adında bir kadında kişilerin bulunması konusunda olaylara dahil olur.Komik,eğlencelik kafa dağıtmalık bir roman.Maalesef azize ve sorumsuzluklarına sinir olduğum için çok sevemedim.
Yaşanmış olaylar tarihsel gerçeklerle anlatılıyor.1821 yunan bağımsızlık savaşı sırasında yahudilikten müslümanlığa geçmiş Seferad bir aileyi,1934 Trakya olaylarında İstanbul'a göçe zorlamış yahudi bir aileyi,Struma olayını,varlık vergisi nedeniyle toplama kamplarına gönderilen insanların yaşadıklarını kronoloji sırayla karakterlerin soy ağaçlarıyla beraber anlatıyor.Zorunlu göçler tarihin akışını nasıl değiştirmiştir.Gerçek olaylardan alınmıştır.Çok etkileyici tavsiye ederim.