"Kırgınınım" denemez, "bir parçalanma yaşıyorum"denemez; hiç bir şeyi atlatmadım henüz, yaşama kavuşmadım. Düşünsel de olsa, henüz mevcut değilim. Patlamalar, kırılmalar, parçalanma, gözyaşı tufanı ve bu isimsiz boşluğu dolduran hiç bir şey olmaması. Bu ben miyim? Güçlü, çarpıcı bir tuhaflık yayıldı içime, beni etkisi altında tutuyor, umutlara karşı dilsiz kılıyor, bir yaşam boşluğu. Anlamından sıyrılmış öylesine sevgiyle sahip olduğu şeyden yoksun bırakılmış bir beden. Düzensizlik, dağınıklık. Sarhoş bir gemi, enginlerin sarhoşu bir gemi gibi, içi boş bir sandal gibi dalgalar arasında sallanıp duruyorum. Yaralıyım hiç bu denli yara almamıştım.