Hande Emeksiz Karabaş

Hande Emeksiz Karabaş
@handemeksiz
Vakit ayırabildiğim kadarıyla okuyorum
Yemeyi her düzeyde bir ritüele dönüştürmüşlerdi ; Faşistler ceza niyetine, dindarlar ayin, yamyamlar da ya ayin ya ilaç niyetine ya da Fethi doğrudan, muhteşem biçimde ilan etmek amacıyla. Öldürüldü de mideye indirildi. Ve tabii ki ağızdan yemek evrensel bir işlemin kaba ifadesiydi yalnızca. Kamışınla ya da yumruklarınla veya sesinle de yiyebilirdin. Kabaralı çizmelerle yiyebilirdin veya alıp satarak ya da evlenip çocuk yaparak ya da eşini boynuzlayarak...
Sayfa 80·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ya da uyku, kişiliğin bozguna uğradığı; ölümlülükte içkin olanı, bizlerin geçici varlıklar olduğumuz ve çoğunlukla kendimizin sandığımız, günlük molalar olmasa tempoya katlanmaktan aciz olduğumuz gerçeğini fazlasıyla büyük bir içtenlikle kabullenerek, ölüme razı gelen tam bir bilinçsizliğe dalıştı...
Sayfa 82·Kitabı okudu
Uyku, bırakılması daha iyi olana dokunduğumuz yerdir. Orada yaşamın tümü sarıp sarmalanmış, ufalmıştır. Orada dikkatle güdülüp zevkine varılan kişilik, tek hazinemiz ve aynı zamanda tek savunmamız, şeylerin nihai hakikati, her şeyi ayırıp yok eden kara şimşek; olumlu, sorgulanmaz hiçbir içinde yok olup gitmelidir.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Pencerenin üç ışığı dünyada ne denli yeterli olursa olsun kimliğimi saptamaya yetmiyor. Ama beni bana tanımlayan başka insanlar vardı... bana aşık oldular, beni takdir ettiler, bu bedeni okşadılar, onu benim için tanımadılar. Kendilerine üstün geldiğim insanlar, benden haz etmeyen insanlar, benimle dalaşan insanlar vardı.
Sayfa 120·Kitabı okudu
"Bir ayna olmadan nasıl tam bir kimliğe sahip olabilirim? Beni değiştiren bu. Bir zamanlar kendimin yirmi fotoğrafına sahip bir adamdım ben... damga ve mühür niyetine sağ alt köşeyeatılmış bir imzayla birlikte şu bu olarak kendim. Hatta Donanma'dayken, ara sıra bakıp kim olduğunu görebildiğim o fotoğraf vardı kimlik kartımda. Ya da belki bakmama bile gerek yoktu, kapsayıcı bir temsili olarak kendimin kanıtı ve orada olduğunu bilmenin güvenliği içinde onu göğsümde taşımaktan hoşnuttum.
Sayfa 120·Kitabı okudu