Gökyüzüne saplanan okları ve sizi delip geçen kılıçları seviyorsunuz. Çünkü yaralanmak rahatlatıyor sizi ve yalnız kendi kanınızı içtiğinizde sarhoş oluyorsunuz.
Böylece dudaklarımla ifşa ettim sizi, içimde kalbim kanıyorken sizin mülayim isimlerinizi sayarken.
...
Benim asıl kalbim sessizlük içinde sizin önünüzde diz çökmüş affınıza sığınırken, sizin sevginize olan açlığımdı evin çatılından öfkeyle seslenen.