Neden öğretimde birlik? Tanzimat sonrası Osmanlısı, ciddi, üstelik birbirine karşıt, bir kültür ‘ikiliği’ yaşıyor: Bir yandan mahalle mektepleri, tekke, medrese ve zaviyeler, harıl harıl ‘ümmet aydını’ yetiştiriyorlar; bir yanda ecnebi dille öğretim yapan, çeşitli Hıristiyan tarikatlarının
‘misyoner’ okulları, harıl harıl, ‘komprador’
aydın üretiyorlar. Bunların ilki, Osmanlı’yı geleceğine değil, geçmişine çekmek meraklısıdır; İkincisi ise, geçmişi ‘külliyen’ reddedip, Batılı ‘metropol’ ülkelere benzemeyi marifet sanıyor. Osmanlı’mn son iki yüzyılı, Tanzimat ve Meşrutiyet, çağdaş ve ulusal kültür sentezini
başaramamış, bu iki aydın türünün çatışmasıyla geçmiş; neticede, Devlet-i Aliyye batmıştır. ‘Sistem’ bu çatışmayı, hem tahrik ediyor, hem de hınzırca kullanıyordu.