Müslümanın düzenli olarak kabir, hastane ve hapishane ziyareti yapması gerekir. Hırs, dünya sevgisi, had bilmemezlik, kibir, kendini bir şey zannetme, sonrasını düşmeme gibi birçok hastalığa şifa olacaktır. Eğer bunlar da şifa olmuyorsa kalbimiz ölmüştür. Allah rahmet eylesin.
Fildişi kuleden hikmete yol çıkmaz
"Bilgi (ilim), bilgeliğe giden yolun taşlarını döşer; ham maddedir. Bilgelik (hikmet) ise o taştan inşâ edilen saraydır" diyerek mevzuya girelim... Günümüz dünyasında sıkça rastladığımız
​"Aptallık, iyiliğin kötülükten daha tehlikeli bir düşmandır. Kötülüğe karşı protesto edebiliriz; onun maskesini düşürebiliriz, gerekirse güce güçle karşı koyabiliriz. Kötülük her zaman kendi içinde, insanı en azından rahatsız eden bir huzursuzluk tohumu taşır. Oysa aptallığa karşı tamamen savunmasızız. Ne protestolar ne de güç kullanmak burada bir işe yarar; mantıksal argümanlar sağır kulaklara çarpar." — Dietrich Bonhoeffer, Hapishane Mektupları
En büyük hapishane insanın kendi anılarına mahkum kalmasıdır.
1000Kitap
Hapishane çeşmesi, yana yana sarardı Gözyaşları akıp duvarları yaladı Çocuklar inanın, inanın çocuklar Güzel günler göreceğiz, güneşli günler...
Müzik
"Sosyal Hapishane"
Ali Şeriati der ki: "Toplumun sana dayattığı kalıplara uymak, sürekli dışarıya karşı kusursuz bir imaj çizmeye çalışmak, insanı kendi özüne yabancılaştırır." Günümüzde değerler bile birer statü ve takdir edilme aracı olarak sergileniyor. Çevrenin alkışını alacak sahte vitrinler oluşturmayı bıraktığın an, ruhun o yorucu karmaşadan kurtulacaktır.