İnsanlar en önemli işleri yatarken yapar diye düşünüyorum.
Yatarak doğar, yatarak büyür, yatarak ürer, yatarak iyileşir, yatarak dinlenir, yatarak doğurur ve yatarak ölür. Ölüm sonrasında ise hepten yatar. Bütün bunlar yataysa, geriye dikey olarak ne kalıyor ki zaten! Homo erectus hali, bize omurga ağrıları veren geçici bir haldir olsa olsa. Yoksa öyle değil mi? Yatay haldeki bütün etkinliklere; dünyaya gelmeye, bir süre sağ kalmaya, dünyaya getirmeye ve her şeye anlam katan, bir tür diklenme hali mi?
Klarnet bir hayvan olsaydı onu bukalemuna benzetmek gerekirdi sanırım. Çünkü Avrupa klasik müziğinden klezmere, cazdan alaturkaya kadar, hangi tarzı çalarsa onun kılığına bürünüyor.
Üniversiteden tanıdığım bir arkadaşım bir zamanlar, birbiri ardından gelen ve bitmek bilmeyen felaketlerle dolu bir seri ilişkisinden sonra bu durumunu, Bernard Shaw'u gururlandıracak bir hicivle, söyle tanımlamıştı: "Başlayan bir ilişki,'bu kez gerçekten olacak' diye yaşadığınız beklenti karşılığında ödediğiniz bir bedeldir." (Shaw'da bir zamanlar şunu yazmıştı: "Aşk, o bir kişi ile diğer insanlar arasındaki farklılıkların abartılmış halidir.")